DENTPLUS

BLOG



26/Nis/2021

Aktif periodontal tedavi ( periodontaloperasyonlar, başlangıç tedavisi ) tamamlandıktan sonra bu hastalarda hastalığın tekrarlama riski olduğundan kişiye özel destekleyici periodontal tedavi uygulanması gerekmektedir. Destekleyici periodontal tedavi farklı zaman aralıklarında uygulanan koruyucu ve tedavi amaçlı işlemleri içerir. Destekleyici periodontal tedavi sırasında;

1 ) Sistemik ve periodontal sağlık değerlendirilir

2 ) Ağız bakımı uygulamalarının uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilir ve hastanın uygulama yapması konusunda motivasyonu devam ettirilir.

3 ) Profesyonel mekanik plak temizliği  yapar.

Destekleyici periodontal tedavi aktif periodontal tedavi sonrası hastanın risk profili durumuna göre 3 ila 12 ay aralıklarla kişiye özel planlanır.

  • Periodontal cerrahi sonrasında her 3 ayda bir yapılan kontrol seansı hastalığın tekrarlanmasını ve ilerlemesini engelleyebilir.

Aynı zamanda bu kontrol seanslarında gerekli olduğu takdirde yapılan profesyonel mekanik plak temizliği ve ağız hijyen için motivasyonunun sağlanması belirli aralıklarla uygulandığında diş kaybetme oranı azalmaktadır.

AĞIZ YANMASI

Hormonal değişiklikler, stres, bağışıklık sistemi problemleri, ağız kuruluğu, tat ve ağrıyı kontrol eden sinirdeki harabiyet, reflü mantar enfeksiyonları , diabet, troit problemleri, B12, demir eksikliği, protezlere karşı alerji oluşumu, diş macunu ve gargaraya karşı yaşanan reaksiyon sonucu oluşan dil, yanak ve ağızın her tarafında ki sıcaklık hissi ve hassasiyet ile hissedilir. Çoğunlukla orta yaş ve menapoz döneminde ortaya çıkar.

Tedavide öncelikle ağız yanmasına sebep olan faktör bulunur ve buna yönelik tedavi yapılır. Örneğin uygun olmayan protezler düzeltilir. Reaksiyon yaratan diş macunu ve gargaralar değiştirilir.

Ağız yanması olan kişilere, sık sık su içmek, buz parçacıkları emmek, alkol içerikli gargaralar  kullanmak, sıcak baharatlı ve asitli besinler tüketmemek şikayetlerini azaltmak için önerilir.

Periodontitis ve Covid 19 İlişkisi

Son yapılan çalışmalarda periodontitis ve Covid – 19 ilişkisi bir takım hipotezlerle açıklanmaktadır.

Dişetindeki iltihabın kemik dokusuna yayılması ile oluşan periodonta hastalık sonucu oluşan  iltihabi yanıt periodontal durumla birlikte sistemik durumada etki eder.

1.Teoriye göre Covid – 19 da oluşan inflamasyonda sitokin fırtınası oluşmaktadır ve Periodontal inflamasyonun sistemik etkileri sonucu oluşan inflamasyonla sinerjik etki göstermektedir.

2.Hipoteze göre ise,

Periodontitiste oluşan inflamasyon periodontal  ceplerde oluşan bakteriyel enfeksiyon ile ilişkilidir ve bu bakteriler kolayca Covid -19 ‘ un sebep olduğu  akciğerlere, enfeksiyonun olduğu bölgeye ulaşabilir. Bakteri ve virüs ve bakteri birlikte yayılarak iltihabi yanıtı başlatabilir.

Bu sebeple Covid –  19 sebebiyle hastanede yatan hastaların mutlak suretle ağız gargaraları ile ağız temizliği yapmaları ve diş yüzeyleri iyicene temizlemeleri hayati önem taşır.


21/Şub/2021

Dişeti Tedavisi Sonrasında hastalık tekrar eder mi?

Dişeti hastalıkları kontrol altına alınabilen hastalıklardır. Hastalık değişik seviyelerde seyreder ve her aşamasına göre tedavi şekli değişir. Tedavi sonrasında ağzın sağlıklı hale gelmesi hedeflenir. Sağlıklı hale gelen ağzın devamlılığı için her hastaya özel bakım ve takip önerileri verilir. Birey bu önerileri düzenli ve etkili bir biçimde yerine getirmez ise, rutin kontrollerine gelmez ise hastalığın tekrar etmesi kaçınılmazdır.

Diş Hassasiyeti nedir ve Neden Meydana Gelir ?

Diş hassasiyeti toplumda oldukça yaygın görülen dentin hassasiyeti de denilen bir problemdir. Dişin sert mine tabakasının açığa çıkması ve tüm uyarılan dentin tabakasının altındaki pulpa( dişin sinir kısmı ) tabakasınailetmesi ile meydana gelir.

Aşırı sert fırçalama,

Yatay diş fırçalama tekniği,

Diş sıkma, gıcırdatma

Aşırı asitli gıdaların tüketilmesi sonucu oluşan kök yüzeyinin ortaya çıkması ve sement tabakasının ortadan kalkması ile oluşur.

Diş hassasiyeti Nasıl Tedavi Edilir ?

Öncelikle hassasiyete sebep olan etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Örneğin hatalı fırçalama, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ( asitli yiyeceklerden uzak durma vb.. ) Bazı durumlar da bu değişiklikler hassasiyetin tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. Ancak hassasiyet devam ediyorsa hassasiyetin gerçek nedeni belirleyecek diş hekimi size özel tedavi programı uygulamalıdır.

  • Hassasiyet nedeni dişeti çekilmesi ise, dişeti tedavisi ile çözüme ulaşılabilir.
  • Hassasiyet yüzeyel bir aşınma kaynaklı ise bölgeye flor cilaları uygular veya dolgular yapılabilir veya lazerle tedavi edilebilir.

Aynı zamanda yumuşak kıllar içeren bir fırça kullanılması, uygun teknikle fırçalama yapılması, hassasiyet macunu ve gargaraların kullanılması tüm bu tedavilere ilave fayda sağlamaktadır.

İdeal Diş Fırçası ve İdeal Diş Fırçalama Nasıl Olmalıdır ?

İdeal diş fırçalama süresi 2 dk ve günde iki kez yapılmalıdır. Fırçalama belirli bir düzen içinde olmalı, alt ve üst çene ayrı ayrı fırçalanmalıdır.

Diş fırçası diş – dişeti birleşimine 45 derecelik bir açı ile yerleştirilmelidir. Fırça 2 – 3 dişi içine alacak bir fırça boyutu kadar ilerletilecek yuvarlak ve dairesel dişetinden dişe doğru titreşim hareketi yaptırılarak fırçalanmalıdır. İlk etapta dişlerin ön yüzleri, daha sonra arka yüzleri en sonda çiğneme yüzeyleri temizlenmelidir. Üst ve alt ön dişlerin iç yüzleri, fırça dik tutarak temizlenmelidir.

İdeal diş fırçası ağzın her bölgesine rahatça erişim sağlayabilen diş ve dişetlerini zedelemeyen bir yapıya sahip olmalıdır.

Son yıllarda elektrikli fırça kullanımı hayatımıza girmiştir. Öncelikli olarak bu fırçalar mental ve fiziksel engelli bireylere önerilmekte. Son yıllarda yapılan çalışmalar ışığında tüm bireyler güvenle tavsiye edilmektedir. İster elektrikli ister manuel önemli olan plak kaldırma özelliğidir. Bu sebeple kişi hangi fırça ile daha etkili plak kontrolü sağlıyor ise o fırçayı seçmelidir.

Diş fırçası değiştirme işlemi ortalama üç aydır ancak bu birazda kullanım şekline göre değişiklik gösterebilir. Fırça kıllarının aşınması ve açılması değiştirme zamanını gösteren bir bulgudur.

Sadece Diş Fırçalama Ağız Temizliğinde Yeterli midir?

En etkili diş fırçalama bile dişleri ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizlediği halde ara yüzleri tam olarak temizleyememektedir. Bu nedenle iyi bir ağız bakımı içi fırçalama mutlaka diş ipi ve ara yüz fırçası ile desteklenmelidir. Diş çürükleri ve dişeti hastalığı çoğunlukla dişlerin ara yüzeylerinden başlamaktadır. Bu sebeple araların temizlenmesi çürük önlenmesi ve periodontal hastalığın oluşmaması için büyük önem taşımaktadır.

Diş araları sıkı olan kişilerde diş ipi tercih edilmelidir.

Ara yüz fırçaları dişlerin aralarında ki plağı diş ipinden daha etkili temizler ve kullanımı daha kolaydır.

Diş Macunu ve Ağız Gargaraları Ağız bakımında önemli midir?

Diş macunu ve gargara seçiminde ki en iyi yöntem, diş hekimimiz önerisidir.

Dişeti problemleri,

Hassasiyet, Asit erozyonu, yoğun lekelenme gibi problemlerde heki kişiye özel diş macunu önermektedir.

Sigara içen bireylerde veya yoğun boyar madde içeren bireylerde beyazlatıcılı macunlar.

Dişeti hastalığı olan bireylerde klorhexidin, sodyum florür veya triklosan gibi antimikrobakteriyel maddeleri içeren macunlar,

Çürüğe yatkın olan kişilerde florürlü macunlar seçilebilir.

Gargaralar

Ağızda zararlı olduğu kadar yararlı bakterilerde bulunmaktadır. Gargaraların uzun süre kullanımı ağızda ki bu yararlı bakterileri de etkileyeceği için önerilmez. Klorhexidin içeren gargaralar yoğun antimikrobiyel etkiye sahiptirler ve iyi plak kontrolü sağlarlar. Genellikle dişeti tedavisi sırasında, operasyonlardan sonra, radyoterapi- kemoterapi gören kişilerde plak kontrolü sağlamak için önemlidir. Uzun süreli kullanımı diş taşı birikimi, renkleşme, tat hissinde bozulmaya sebep olabilir. Esansiyel yağlar içeren gargaralar anti-enflamatuar etkileri sebebi ile dişeti iltihabını ve kanamayı azaltır. Triklosan içeren gargaralarda anti – enflamatuardır. Ağız kokusu olan bireylerde çinko içeren gargaralar etkili olmaktadır. Alkol içeren gargaraların antimikrobiyel etkinliğini arttırabilir ve ağız kuruluğu yapabilir.

Dr. Deniz NOYUN


corona-virusu-ve-diş-tedavisi.jpg
16/Eyl/2020

Tüm dünya da yayılan korono virüs Diş hekimliği ve tedaviler açısından da büyük zorlukta oluşturmakta.

Kontağın en aza indirilmesi, hem kendimiz hem de sağlık çalışanları için büyük önem taşımaktadır.

Peki bu zor dönemlerde dişimiz ağrır ise veya acil diş tedavileri ihtiyacımız olursa ne yapmalıyız.

Diş hekimleri çalışma alanları dolayısıyla en riskli gurup olarak kabul edilmektedir. Yapılan tedaviler sırasında ağız ortamından aerosol denilen hava parçacıkları yayılır. Bu hava parçacıklar ile enfekte bireyde virüs tüm ortama yayılır ve hem hekim hem yardımcı personel hem de bir sonraki hasta için risk yaratır..

Bu sebeple ateş, kuru öksürük ve halsizlik gibi şikayetleri olan hastalar önce covid testi yaptırıp sonrasında diş hekimini ziyaret etmelidirler.

Aynı zamanda son 14 gün içinde uçak seyahati veya yurtdışı seyahati yapmış bireylerin 14 günlük süre sonlandığında hekime başvurması istenir.

Hangi Durumlar da Diş Hekimine Başvurulur ?

AĞRI

  • Dişin sinir dokusu kaynaklı şiddetli diş ağrısı, şişmeye neden olan apse, ağız içinde ülserler, yirmi yaş dişi kaynaklı ağrı, diş çekildikten sonra ki ağrı
  • Protez vuruk ağrısı
  • Perikoronitis
  • Ortodontik tel kırılmasına bağlı ağrılar
  • Bakteriyel enfeksiyona bağlı ağrılar

Travma

Dişe gelen travma sebebiyle oluşan kırıklar veya dişin yerinden çıkması

Çenede kırık

Kanama

Hastaya hayati tehlike oluşturan kanama

Medikal sorunları olan hastalar

Kemoterapi süreci devam eden hastalar

Radyoterapi giren veya organ nakli olan hastalar

Dikiş alımı gerektiren durumlar

Geçici restorasyon yapılır


12-2-1200x801.jpg
14/Eyl/2020

Dişlerimiz beslenmemizin yanı sıra yüz estetiğimizi sağlanmasında da önemli rol oynar. Dişlerin çapraşık olması, dişlerde bulunan dolgular, lekelenmeler, şekil bozuklukları yüz görünümümüzü olumsuz şekilde etkiyebilir. Dişlerde ki çapraşıklık durumları ortodontik ( tel tedavisi ) tedavi ile düzeltilebilir. Ancak bazı durumlarda ortodontik tedavi uygulanması veya hasta bu tedaviyi istemediği koşullar oluşur. Bu durumlarda beyaz, aynı dizide estetik görünümü güzel olan dişler sağlanması ve  dişle uygulanacak bir takım yöntemler ile oluşturulur.

Gülüş tasarımı yapılırken en önemli özellik yaş ve cinsiyet unsurudur. Estetik tedaviye başlamadan önce hasta ile görüşülür ve beklentileri ve şikayetleri öğrenilir. Buna göre tedavi planlanması yapılır.

Dudak ve diş uyumu; diş ve diş eti uyumuna bakılıp, yüz şekli ve gülüş uyumu ile ilk aşama başlanır.

Hastanın ağız içi ve ağız dışı kayıtları alınır. Bu kayıtlar altında hastaya mock – up ugulaması yapılır. Bu uygulama ile tedavi henüz başlamadan tedavi sonucu hakkında fikir sahibi olunur. Mock-up uygulaması ile dişlere dokunmadan tedavi tasarımını sağlar. Bu aşamada hekim ve hasta ile birlikte  final şeklini tasarlar ve hastanın beklentileri doğrultusun da tedavi aşama geçer.

Tedavi;

Prepless Lamineler

Porselen Lamineler

Zirkonyum ve E – mex veneer ile yapılır.


diş-sıkma-bruksizm-tedavisi.jpg
12/Eyl/2020

Diş sıkma, gıcırdatma toplumun yaygın bir kesiminde görülen bir sorundur.

Bruxizm diye de adlandırılan bu durum da çoğu zaman hastaların farkında olmadan ilerler ve zaman içinde dişte, çiğneme kasları ve çene eklemine zarar verebilir. Hatta bazen yüzün görünümünde bile  farklılıklara yol açabilir. Peki düşlerinizi sıkıp sıkmadığınızı nasıl anlarsınız?

1 ) Uyandığınız da baş ve boyun bölgenizde ağrı hissediyoriseniz

2 ) Kulağınız çınlıyor ve ağrıyorsa

3 ) Ağız açma ve kapatmada zorluk ve ağrı hissediyorsanız

4 ) Uyurken dişlerinizin gıcırtı sesi ile uyanıyor iseniz

5 ) Hassasiyetiniz var ise

6 ) Dişlerinizin aşındığını düşünüyor iseniz

7 ) Dilinizin kenarın da problem hissediyorsanız

8 ) Yanağınızın içerisinde beyaz bir çizgi var ise

Mutlaka hekime başvurunuz !

Diş Sıkma Bruxizm Tedavisi

Öncelikle diş sıkmanın altında ki sorun araştırılmalıdır.

Diş hekiminin yaptığı gece plağı oldukça sık kullanılan etkili bir tedavi yöntemi olmakla birlikte Massater kasına yapılan botox tedavisi de diğer  bir tedavi yöntemidir.


pembe-estetik-nedir.jpg
10/Eyl/2020

Gülümsemenin kusursuz bir şekilde olabilmesi, dişlerin, dişetinin, dudaklarla uyumlu bir şekilde olması ile mümkün olmaktadır. Bu üçlünün her hangi birinde  problem olduğu durumlarda harmoniyi sağlamak amacı ile bir takım müdahaleler yapılmaktadır.

Diş etlerine yapılan yani estetik uygulamalara pembe estetik denilmektedir. Bu uygulamalar içinde diş ile diş etinin seviyesi diş etlerinin sağlıklı olması yani rengi ve kıvamı sağlıklı doku krtiterlerini taşıması gibi kavramlara dikkat edilip uygulamalar bu doğrultuda yapılır.

Diş ve Diş eti seviyesinin ayarlanmasında diş etlerinin bir miktar küçültülmesi yani kesilmesi ve uygun şekilde düzeltilmesi yani şekillendirmesi hedeflenir.

Sağlıklı diş eti görünümü sağlamak içinde; diş etlerinin uçuk pembe veya gülkurusu renkte bıçak sırtı gibi sonlanan ara yüz uyum, sıkı kıvam, kanamasız ve pürüzlü bir yüzeyde olması hedeflenir ve bunun içinde başlangıç tedavisini içeren temizlik, kök yüzeyi düzleştirme veya küretaj işlemi uygulanır.

Kemik dokusunun etkilendiği diş eti problemlerinde ise flap operasyonu gibi yöntemler uygulanarak sağlıklı diş eti dokusuna kavuşulur.

Bir de diş eti çekilmelerinin olduğu durumlar vardır. Bu durumlarda kök yüzeyi kapatımı denilen cerrahi tedavi uygulaması ile istenilen görünüm sağlanır.


diş-taşı-temizliği.jpg
08/Eyl/2020

1 ) İşlemden sonra 2 saat hiçbir şey yenilip içilmemelidir.

2 ) İşlemden sonra birkaç gün içinde sızlama olması normaldir. Bu sürede çok soğuk ve sıcak tüketimden uzak durulmalıdır.

3 ) İlk günde ağrı hissedilir ise ağrı kesici kullanılabilir.

4 ) İşlemden sonra diş temizliği çok önemlidir. Diş fırçalama ve ara yüz temizleyici kullanımı düzenli olarak yapılmalıdır. Ağız gargarası da kullanılmalıdır.

5 ) İşlemden sonra tartarların çıkarılması ile dişler arasında boşluklar hissedilebilir bu his birkaç gün içerisinde normale dönecektir.

6 ) İşlemden sonra hekimin size önerdiği kontrol zamanına mutlaka uyulmalıdır.


20-Yaş-Dişi-bursa.jpg
06/Eyl/2020

Soru: 20 yaş dişlerininçekilmesi zorunlu mudur?

Eğer ağız içerisinde dizi de düzgün yer alıyorlarsa ve ağız hijyeninde problem yaratmıyor ise 20 yaş dişleri çekimi zorunlu değildir.

Soru: 20 yaş dişler çekim sonrası nelere dikkat edilmelidir ?

Ağız içinde görülmeyen, gömülü kalmış 20 yaş dişleri cerrahi ile alınırlar.

1 – 20 yaş diş çekiminden sonra tükürme yapılmamalıdır.

 2 – İşlemden  sonra uyuşukluk geçince beslenmeye başlanmalı birkaç gün sıcaktan uzak durulmalı soğuk ve ılık yiyecekler tüketilmelidir.

 3 – İşlemden sonra 24 saat buz uygulaması yapılmalıdır.

 4 – Çiğneme işlem yapılmadığı diğer taraf ile yapılmalıdır.


corona-virüs-.jpg
05/May/2020

Dünya olarak zorlu bir süreçten geçtiğimiz 2020 yılında Covid-19 salgını ile mücadelede hem bireysel hem de küresel çaba ve duyarlılık son derece önemlidir. Bu nedenle aşağıda belirtilen acil niteliğindeki durumlar dışında diş tedavilerinin ertelenmesi genel toplum sağlığı ve pandemi ile mücadele kapsamında hayati önem arz etmektedir.

  • Şiddetli diş ağrısı (gece ağrısı, sıcak veya soğuk ile şiddetlenen),
  • Ağız içi/dışı şişlik,
  • Travma sonucu yumuşak doku ve diş yaralanmaları,
  • Radyoterapi / kemoterapi uygulanacak hastalar,
  • 20 yaş dişlerinden kaynaklı periokoronitis, malignite şüphesi olan durumlarda biyopsi alınması

Detaylı bilgi için tıklayın


REJENARATİF_TEDAVİ_NEDİR.jpg
05/May/2020

Diş hekimliğinin endodonti alanında rejeneratif tedavilerdeki gelişmeler son yıllarda ivme kazanmıştır. Vücudumuzda bulunan farklılaşmamış kök hücrelerin değerlendirilerek farklı hücre türlerine dönüştürülmesi ile doku gelişiminin tamamlanması veya kaybolan dokunun yeniden oluşturulması hedeflenmektedir.

Benzer durum disler için düşünüldüğünde travma, çürük gibi nedenlerle kök gelişiminin yarım kaldığı özellikle ön grup dişlerde rejeneratif endodontik tedaviler ile kök gelişiminin tamamlanması sağlanabilmekte, dişin damarlanması ve dolayısıyla canlılığı yeniden elde edilebilmektedir.

Endodonti Uzmanı Emir YILMAZ

Kaynak








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87