DENTPLUS

BLOG



dis_curugu_bursa.jpg
01/Eki/2017

Diş çürüğü hemen her insanın hayatının belirli dönemlerinde yaşadığı bir problem. Ağız kokusu, ağrı ve ilhitap gibi çeşitli problemlere yol açabildiği gibi diş kaybına kadar gidebilen bu duruma bilim insanları tarafından bir çözüm geliştirilmiş olabilir.

Wuhan Viroloji Enstitüsü bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından yapılan araştırmaya Yan Huimin önderlik etti. Daha önceki denemelerde bulunan aşı örnekleri diş çürüklerine karşı olumlu yanıt veriyor olsa da ağızda çeşitli enfeksiyonlara yol açtığı için tam anlamıyla başarılı olmuş sayılmıyordu.

Farklı proteinlerle denenen yeni bir aşı prototipin ise bu yan etkiler olmadan başarıyla çürük oluşumuna karşı koyduğunu tespit eden bilim insanları, fareler üzerinde yapılan deneylerden %100 başarı oranı elde ettiklerini belirtti.

Yakın bir gelecekte insanlar için de kullanılmaya başlanacağı düşünülen bu yeni aşının geliştirilmesine şimdilik devam ediliyor.

Kaynak


amabrush.jpg
22/Tem/2017

Artık dişleri fırçalarken “Kaç dakika oldu acaba?” sıkıntısına son: Çünkü ağız hijyeninizi 10 saniyede tamamlayabilirsiniz. Yakın zamanda piyasaya sürülecek Amabrush, ‘dünyanın ilk otomatik diş fırçası’ unvanını taşıyor. Üç yıldır üzerine çalışılan cihaz her çene yapısına uyan kalıbıyla antibakteriyel silikondan üretiliyor. Dişlerinizi fırçalamak için tek yapmanız gereken ise ürünü ağzınıza takıp düğmesine basmak. Fırça, diş macununu diş aralıklarına ileten mikro kanallara sahip ve üç boyutlu kıllarıyla diş eti hasarını önleyerek temizlik sağlıyor. 10 saniyenin ardından normal durulamayı yapıyorsunuz.

amabrush toothbrush from designboom on Vimeo.

Amabrush’un 10 saniyelik performansı kulağınıza az gelebilir fakat aslında tam olarak öyle değil. Dişlerinizi 120 saniye fırçaladığınız zaman her bir yüzeye 1,25 saniyedüşüyor (bu kabul 32 diş ve her bir dişin 3 yüzeyi olduğu varsayılarakhesaplanmaktadır). Fakat Amabrush ile bu müddet her bir yüzey için 8 kat uzayıp 12 kat hızlanıyor.

Dişlere macun ileten cihaz aynı zamanda tam dolu bir şarj ile 28 kere fırçalamasağlıyor (bu da nereden baksanız iki haftalık bir performansa denk geliyor). Bir macun kapsülü ise bir aydan fazla süre kullanılabildiği gibi macununuz bitince FDA onaylı üç seçenekten birini 3 Avro’ya edinebiliyorsunuz: ‘Ekstra ferahlık’ (mavi), ‘beyazlatıcı etki’ (beyaz) ve ‘hassas dişler için’ flor içermeyen (gül aromalı). Ağızlığın kendisi de 5 Avro’ya mal oluyor ve her 3 – 6 ayda bir yenisiyle değiştirilebiliyor. Cihaz şu anda Kickstarter’da fon topluyor. Fiyatı da 79 Avro.

Önemli Not, “Bizim için de yeni bir uygulama, bilimsel olarak henüz kanıtlanmış değildir.”

Kaynak: Designboom

hamilelik-vediş.jpg
13/Tem/2017

Uzmanlar uyarıyor: Diş eti hastalığı olan kadınların gebe kalma şansları 4 kat daha düşük. Çünkü bakteriler yumurtlamayı ve embriyonun implantasyonunu önlüyor. 

Gebelik şansını 4 kat düşüren diş eti hastalıklarına sebep olan P.Gingivalis Bakterisi bulunan kadınlar dikkat! Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, önemli uyarılar yaptı.

EMBRİYONUN TUTUNMASINA ENGEL OLUYOR

“Çocuk sahibi olmayı isteyen kadınlar diş etlerine dikkat etmeli ve düzenli olarak kontrol ettirmeli. Diş eti enfeksiyonuna sebep olan bakteriler gebe kalma sürecini uzatıyorlar.

Dişeti hastalığına neden bu olan bakteri (P.Gingivalis) tükrükte bulunuyor ve bir yıl içindeki gebelik şansını 3 kat azaltıyor. Bu bakteri hem diş etlerini hem de altında bulunan kemik dokusunu enfekte ederek gebe kalma olasılığını 4 misli azaltıyor.

Dişeti ve çene kemiği enfeksiyonları vücutta inflamasyona neden olarak ovulasyona (yumurtlama) ve embriyonun tutunmasına engel oluyor.

Ayrıca bu inflamasyon hormon üretimini olumsuz etkiliyor ve endometriosise benzer etki oluşturuyor.

KISIRLIK YAPIYOR

Peridontal enfeksiyonlar kısırlığa katkıda bulunan sebeplerden biri. Bu bakteriler, dişeti enfeksiyonu klinik olarak belirti vermeden önce bile sistemik etkisini gösterebilir.

Bu nedenle üreme çağındaki kadınlar ağız sağlığına özen göstererek düzenli kontrollerini ihmal etmemeliler.
Diş problemi ve kısırlık arasındaki bağlantı Helsinki Üniversitesi’nde yapılan araştırmayla da kanıtlandı. Araştırmacılar 19-42 yaş aralığındaki sağlıklı, gebe kalmaya çalışan 256 kadını çalışmaya dahil ettiler. Ağız – diş ve jinekolojik muayeneleri yapıldı.12 ay boyunca gebelik durumu takibe alındı.

Bir yıl sonunda gebe kalamayan kadınların tükürüğünde en sık saptanan bakteri P.Gingivalis’ti. Gebe kalma oranı, dişeti hastalığı olmayan ve bakteri saptanmayan kadınlarda 4 kat daha fazlaydı.

KADINLAR DÜZENLİ DİŞ MUAYENESİNİ YAPTIRMALI

Peridontitis, dişleri destekleyen dokunun bakteriyel inflamasyonudur ve tedavi edilmezse diş kaybına bile yol açabilir.
Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar düzenli diş muayenesini ve folat takviyesini unutmamalıdır.
Diş eti hastalıkları ve iltihabı tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur ve 35-44 yaş arasındaki nüfusun yüzde 15-20’sini etkilemektedir.”

Kaynak, Sözcü


periodontoloji_bursa.jpg
05/May/2017

Periodontoloji; dişleri çevreleyen kemik ve dişeti dokularının hastalıkları ve tedavisiyle ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Periodontal hastalıkların belirtileri; Diş etlerinin kanaması, kırmızı ve hassas dişetleri, dişetlerinde iltihab akıntısı, kötü ağız kokusu ve sallanan dişlerdir.

Periodontal hastalıkların temel nedeni bakteri palğıdır. Bunun dışında; genetik faktörler, sigara, ilaç kullanımı, stres, hormonal değişiklikler, diş sıkmak veya gıcırdatmak dişeti hastalıklarına sebep olabilir.

Peridodontal hastalıkların teşhis edilmesinde ağız içi muayene yapılır ve kemik dokusunu değerlendirmek için röntgen film alınır.

Peridontoloji (dişeti hastalıkları9 tedavisinde; hastanın ağız ve diş temizleme bilincinin oluşturulması, dişeti ceplerinin derin temizliği (küretaj) ve küretajlar ile birlikte önerilen ilaçlar, diştaşı temizliği, ilerlemiş hastalıklarda periodontal cerrahi işlemler (dişeti ameliyatları) uygulanmaktadır.


diş_eti_hastalıkları1.jpg
25/Eyl/2013

Dişeti hastalıkları (Periodontal hastalıklar), her dört kişiden üçünü yaşamının bir döneminde etkileyerek dişlerin kaybına yol açar. Dişeti hastalığı erken teşhis edilirse başarılı bir şekilde tedavi edilir.

Dişeti hastalıklarının tedavisi ve korunma sağlığımız açısından çok önemlidir. Doğal dişlerinizi koruduğunuz sürece gıdaları daha rahat çiğneyebilir ve daha iyi sindirilmesini sağlayabilirsiniz. İyi bir görünüm ve kendinizi iyi hissetmek için, doğal ağız ve diş yapınıza özen göstermelisiniz.

Dişeti hastalığı nedir?

Dişin etrafındaki destek dokularını ve dişetlerini etkileyen hastalıklara dişeti hastalıkları adı verilir. Dişeti hastalıkların ilk safhası olan gingivitis de dişetleri kızarır, şişer ve kolayca kanar. Hastalığın bu dönemi fazla sıkıntılı olmamaktadır, fakat gerekli tedavi yapılmadığı takdirde, dişleri çevreleyen kemik dokusunda geri dönüşü olamayan kayıplar ortaya çıkar ve periodontitis dediğimiz basit dişeti iltihabının çene kemiğine yayıldığı bir durum olan hadise gelişebilir. Periodontitis dişeti hastalığının ilerlemiş safhasıdır. Dişlerin ağız içinde durmasını sağlayan kemik ve destek dokular harap olur. Dişlerin etrafındaki kemik kaybı ile cep adı verilen boşluklar oluşur. Hastalık ilerledikçe dişler sallanmaya başlar ve sonuçta dişin çekilmesi gündeme gelir.

Hastalığın sebepleri nelerdir?

Hastalığın birinci sebebi, yediğimiz besinlerin etkili temizleme yapılmaması sonucunda dişlerin yüzeylerinin ve aralarında birikmesiyle oluşan mikrobiyal dental plaktır. Bu plak içerisinde birçok çeşit ve sayıda mikroorganizma barınmaktadır. Bu mikroorganizmaların ürettikleri zararlı maddeler diş eti hastalıklarına sebep olmaktadır. Mikrobiyal dental plak başlangıçta yumuşaktır, diş fırçası ve diş ipi kullanımıyla rahatlıkla dişler üzerinde uzaklaştırılabilir. Ancak uzaklaştırılamadığı takdirde plak sertleşir ve tükürükle birleşerek diş taşı oluşur. Diş taşı pürüzlü bir alan yarattığından plak birikimini arttırmaktadır.

Hastalık nasıl teşhis edilir?

Hastalık hekim tarafından yapılan ağız içi ve radyografik muayene ile teşhis edilmektedir.

Dişeti Hastalığı Oluştuğunu Nasıl Anlarım?

Dişeti hastalığı, her yaşta, fakat genellikle yetişkinlerde ortaya çıkar. Erken teşhis edildiği takdirde dişeti hastalığı önlenebilir, bu yüzden aşağıdaki semptomlardan birini fark ettiğinizde diş hekiminize gitmeniz faydanıza olacaktır:

  • Fırçalama yaparken ve ya durduk yere ağızdan kan gelmesi
  • Diş eti renginin pembe renkten kırmızı hatta mora doğru değişikliğe uğraması
  • Diş etlerinin şişmesi
  • Ağız kokusu
  • Dişlerin arasına yemek sıkışma hissiyatı
  • Diş taşı birikimde artma olması
  • Diş etlerinde kaşınma
  • Diş etlerinde çekilme
  • Dişlerin aralanması, yer değiştirmesi, sallanması…
  • Sürekli ağzınızda kötü tat

Dişeti hastalığının aşamaları nelerdir?

  • Gingivitis (Dişeti İltihabı): Dişeti hastalığının en erken aşamasıdır, dişeti çizgisinde plak birimi sonucunda oluşan dişeti iltihabıdır. Diş ipi kullanılmadığı ve dişler her gün fırçalanmadığı takdirde, yiyecek artıkları birikir ve bakteriyel bir ortam meydana gelir. Bu bakteriler dişeti dokusunu tahriş eden toksinler üreterek dişeti iltihabına neden olabilir. Fırçalama ve diş ipi kullanılması esnasında dişetleri kanayabilir. Dişetinin sağlıklı görünümü bozulabilir. Dişeti hastalığının bu ilk aşamasında hasar önlenebilir, çünkü dişi tutan kemik ve bağlı dokuları henüz etkilenmemiştir. Bu safhada önlem alınması ve hekime danışılması çok çok önemlidir.
  • Periodontitis: Bu aşamada, dişleri tutan destek kemik ve kemiğe yapışan ve dişeti dokusunun bütünlüğünü sağlayan lifler geri döndürülemez bir biçimde hasar görmüştür. Dişeti çizgisinin altında, gıda ve plakları hapseden bir cep oluşmaya başlayabilir. Bu durum bir kısır döngüyü beraberinde getirmektedir. Artık dişerin fırçalanması ve diş ipi kullanılması da temizliği bir yere kadar başarılı kılabilmektedir. Oluşan cep’in tabanına ulaşmak mümkün olamamaktadır. Bu nokta da mutlaka profesyonel bir yardım gerekmektedir. Vakit kaybetmeden diş hekimine muayene olmak pek çok olumsuz durumdan bizi korur.  Biz bu durumu ihmal edip yok saydığımız takdirde, hastalığın ilerlemesi devam eder ve son dişleri destekleyen lifler ve kemik hasar görerek, dişlerin sallanmasına, uzamasına ve ayrılmasına neden olabilir.

Dişeti Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Dişeti hastalığının erken aşamaları, doğru bir şekilde diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ile önlenebilir. İyi bir ağız bakımı, plakların birikmesini önlemeye yardımcı olur. Diş hekiminiz tarafından yapılacak profesyonel temizlik, biriken ve sertleşerek tartar haline gelen plakları çıkarmanın tek yoludur. Diş hekiminiz, dişetinin üzerinde ki ve altındaki tartarı yok etmek için dişlerinizi temizleyecektir ve size bu seansta ağız hijyeninin önemini vurgulayacak ve olması gereken temizlik şeklini öğretecektir.  Durum daha ciddi ise kök yüzeyi düzeltme işlemi yapılabilir. Kök yüzeyi düzeltme, diş köklerindeki düzensizlikleri düzleştirmeye ve burada plak birikimini azaltmaya yarar. Böylelikle dişeti dokusu da sağlıklı bir kök yüzeyine yapışacaktır. Başlangıç periopdontal tedavi denilen bu tedavi şekli hastalığın başlangıç safhalarında bir tedavi yöntemi olacağı gibi ilerleyen evrelerde operasyona hazırlık amacıyla yapılabilir.İlerlemiş safhalarda dişeti hastalığının tedavisi dişlerin etrafını çevreleyen yumuşak (dişeti) ve sert dokuların (kemik) ve bu dokulara ait yıkımların durdurulması ve düzeltilmesini amaçlar. Bu hastalığın tipine ve şiddetine göre farklılık göstermektedir. Hastalığın sadece dişeti ile sınırlı olduğu vakalarda dişeti cebini elimine etmek amaç olurken, çene kemiğinin etkilendiği durumlarda bu tedavi şekline kemiği de ilave etmek doğru olacaktır, kemik düzeltilecektir ve gerekli olduğu takdirde kemik grefti veya memranlardan faydalanılmaktadır.

Erken safhada ki dişeti hastalığı, düzenli diş muayenesiyle ilerlemeden tedavi edilebilir. Durumunuz daha da ilerlemişse, diş hekimi muayenehanesinde tedavi gerekecektir.

Tedavi sonucunda dişlerim iyileşecek mi? Dişlerimi ne kadar kullanacağım?

Tedavi sonrasında dişetleri kanamasız açık pembe renkli ve sert kıvamlı yapoısını kazanmaktadır. Ancak; hastalık şiddetli ve kemik yıkımı çok olmuşsa dişlerin boylarında uzama ve dişler arasında aralanma meydana gelebilir bu durumda tedavi başarı ile sonuçlanmıştır, kemik dokusu sağlamdır ancak görünüm etkilenmiştir. Bazı durumlarda da elimizde ki tüm imkanlara rağmen kemik dokusu tamir olamayacak düzeydedir, bu gibi durumlarda diş çekimi tedavi planına dahil edilir. Tadevi sonunda kişiler doğal dişlerini uzun süre ağızda tutarlar. Ancak unutulmamalıdır ki tedaviden sonra ki bu süre tedaviden çok kişinin özenli ve titiz bakımı ile ilgilidir.

Atlanmaması gereken çok önemli bir konu daha var ki; tedavinin başarısı hekime bağlı olduğu kadar, kişinin kendisine de bağlıdır. Bu da ancak iyi bir ev bakımı ve düzenli diş hekimi kontrollerine gitmekle olmaktadır.

 Diş ve diş eti sağlığınız sizin yönetiminizdedir…








DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87