DENTPLUS

BLOG



dişçi_korkusu.jpg
21/Eki/2014

Diş ve ağız bakımının önemi gün geçtikçe önem kazanıyor. Güzel gülüşlere sahip olmak isteyen, ağız sağlığının önemini bilen ve bilinçaltlarında yer alan diş hekimi fobisini kırmak için mücadele etmeyi seçmeliler. Teknolojik imkanların gelişmesi, fiziki mekanların daha iyi olması ile diş hekimleri artık daha sevimli ve az korkunç olmaktadırlar. Korkuların nedenleri ve giderilmesi konusunda hem hastaların, hem de hekimlerin neler yapması gerektiğinden bahsedelim.

Türkiye’de çocukların % 80-90’nı diş hekiminden korkuyor.Bunun sebebi…

Anne babalardan duyulan yanlış ve eski tecrübeler, doktor ve iğne olma fobisi, bilgisizlik, diş hekimi muayenehanesinde karşılaşılan sesli ve çocuğun daha önceden görmediği ve kendine zarar verebileceğini düşündüğü bir takım cihazlar, güvensizlik, sayabileceğimiz çocukların diş hekimi korkusu nedenlerinden birkaçıdır.

Bu oran dünya üzerindeki yetişkinlerde % 10 seviyelerinde. Demek ki sadece çocuklarla ilgili değil…

Erişkinin daha önce ki yıllarda yaşadığı kötü deneyimler, kulaktan dolma yanlış bilgiler, söylentiler, teknik donanım ve çalışma yöntemlerinin bilinmemesi ve yıllık ağız kontrollerinin yapılmaması nedeniyle takip edilememesi, yetişkinlerin de korkularını yenemediklerini göstermektedir.

Yaşanan bu korkuların altında eskiden zor imkanlarla yapılıyor olmasının da rolü vardır…

Diş muayenehane donanımları, hastada sağlanan tam bir uyuşma, hastanın tedavisinde teknik donanım örneğin çok daha hızlı devir sayısı ile çalışan gelişmiş cihazlar, röntgen tetkikleri, ağız içi kameralar eskiden var olmayan teknik donanımlardı. Zorluklar ve imkansızlıklar içinde yapılan hizmetler korku sebebi olmuş olabilir.

Diş hekimi korkusu;  yaşayan bazı kimselerde kalp çarpıntısı ve mide bulantısı gibi fiziksel etkiler görülüyor. Bunu hekim; fark ederek desteklemek zorundadır…

Hekim ve ekibi, hastası fazla korkuyorsa onu rahatlatmak ve desteklemek için zaman ayırmak zorundadır. Hastanın yüz ifadesinden, kurduğu iletişim eksikliğinden, ondaki fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar kolayca gözlenir.

Kişide çarpıntı veya tansiyon yükselmesi önceden fark edilmelidir…

Hastanın alınan anemnezinde daha önceden kronik bir tansiyon hastası olup olmadığı sorgulanır. Gerekli görülürse doktoru ile kontak kurulur. Sürekli aldığı bir tansiyon ilacı varsa o gün alıp almadığı sorulup, sadece o anda korkuya bağlı bir tansiyon artışı ise hastayı konuşarak ikna ve rahatlama sonrası tedaviye başlarız. Eğer hala yüksek tansiyon tespit edilirse bu bir tanışma seansı olarak kabul edilir ve tedavi bir sonraki seansa ertelenebilir.

Gelen kişilere yaşadıkları korkunun aslında gereksiz bir korku olduğunu anlamalarını sağlamak gerekmektedir…

Hasta tedavisine başlamada diş hekimi ona gererken güveni verebilmişse hastaya yapılan ilk müdahale sonunda; bu bir çocukta olabilir, hasta artık diş tedavisinin hiçte korkulacak bir olay olmadığını bilmektedir. İyi bir uyuşma sonrasında ağrı, acı duymadığını anladığında artık doktoruna tam olarak teslim olur ve koltuğa bir sonra ki seans artık daha rahat oturur. Bir diş hekimi, hastalarıyla güvene dayalı bir ilişki geliştirmek için mizah duygusunun önemli olduğunu bilir.

Her ne sebeple olsun ihtiyaç olduğu halde kaçışlar aslında durumu zorlaştırır…

dişçi_korkusu2Diş Hekiminden kaçış olayı ertelemek tek seansta halledilebilecek basit bir dolgu iken, daha çok vakit harcayarak maddi olarak da daha külfetli bir hale sokar. Arada,  tedavide gecikme yanda ki dişlere de sorunun yansımasına sebep olabilr.

Bu kaçışlarda genelde yanlış duyumların, abartılı anlatımların etkisi büyüktür…

Dostlarından ya da iş arkadaşlarından duyulan diş hekimiyle ilgili (dehşet) öyküleri, söylentiler diş hekimine gitme konusunda korku ve endişeleri arttırır. Hele bir de (tam uyuşmamıştım) şeklinde kötü bir deneyim yaşamışlarsa güvenlerini tamamen yitirirler.

Yanlış tecrübelerin de rolü de yok değildir…

Tam uyuşamama, hatalı restorasyonlar, kanal tedavisiyle ilgili yanlış bilgiler veya hatalı bir kanal tedavisinin seanslar boyu sürmesi, zor çıkarılan eski kronlar hastanın hafızasından pekte kolay silinemez.

Yanlış ve acı bir deneyim yaşayan kişi bu durumun üstesinden gelebilir…

Bu tamamen yeni karşılaşacağı, güven duyabileceği, onu rahatlatabilecek, destekleyecek, zaman ayırmaya uygun yeni bir hekimle tanışana kadar sürebilir.

O halde diş hekimi ile hastanın güven ilişkisi çok önemlidir…

Güven bu konuda ilk adımdır. Diğerleri arkadan gelecektir. Hasta doktoru nereye giderseniz gidin senelerce izleyecektir.

Doğru diş hekimi …

Dürüst, güvenilir, hasta psikolojisinden anlayan, deneyimli, hastaya yeterince zaman ayıran, günceli izleyen, insancıl, hijyen kuralarına uyan, teknik donanıma önem veren gibi özellikler… Daha da ilave edilebilir.

Tüm aile bireylerinin bir nevi aile hekimi gibi diş hekiminden de ortak hizmet almaları güven oluşturmada etkili olabilir…

 Aile hekimi gerekli gördüğü vakayı uzman bir diş hekimine de yönlendirerek hastanın en ideal tedaviyi görmesini sağlayabilir.

Eskiden korku üzerine kurulan kültürün üyeleri olarak “Yaramazlık yaparsan seni dişçiye götürürüm” gibi söylemleri sık duyardık. Bunlarda bilinçaltında korkuya neden oluyor…
Oluyor. Bu söylentiler hastanın kulağının bir yerlerinde hep kalıyor, ta ki güvenebileceği bir hekimle karşılaşana kadar…

Bu tür yanlış anlayışların gelişmesini önlemek bakımından ilk temasın, ilk randevunun önemi büyük olsa gerektir…

Hastayı kazanmak ve uzun yıllar devam eden birliktelikler o güne ve dopru tedavi uygulamasına bağlıdır.

Diş hekimi fobisi nedeniyle diş hekiminden  kaçan kişiler ileri boyutta  ağız ve diş sağlığı sorunları yaşayabilirler…

Çürükler, dişeti hastalıkları ki bu ilerde ciddi diş kayıplarına yol açabilir, diş taşları,gömük dişler, kırık resterasyonların yumuşak dokularda yol açacağı ağız içi yaralar gibi sorunlar yaşarlar.

Ağız ve diş temizliği konusu yeterince bilinip önem verilmelidir…

Ağız ve diş temizliği konusu; ülkemizde son derece ihmal edilen bir konu… Sağlıklı bir ağız için öncelikle kişi doğru temizlik nasıl yapılır, bilmeli ve uygulamalıdır…


ocuklar.jpg
22/Ağu/2013

Dişler ne zaman sürmeye başlar?

Bebeklerde, ilk diş yaklaşık 6.ayda sürmeye başlar. Bununla birlikte diş sürmesinde çoğu zaman gecikmeler veya erken diş sürmesi gözlenebilir. Dişlerin geç sürmesi genellikle genetik yatkınlıkla ilişkilidir; ancak diş sürmesini geciktiren sistemik hastalıklar da göz ardı edilmemelidir. Bu hastalıklar,büyüme ve gelişimi genel olarak engelleyen tiroit,paratiroit ve büyüme hormonu eksiklikleridir.  Yenidoğan da diş tomurcukları vardır. Doğumda tüm süt dişlerinin tomurcukları(jerm)ve birinci kalıcı büyük azı (altı yaş dişinin) tümsekçikleri oluşmuştur.

4-8 ay arası sürecek dişler:

Üst kesiciler bölgesinde hafif kabartı varsa bu bölgeler üst sağ ve sol yan kesici dişlerin sürmekte olduğunu gösterir.Alt ve üst orta kesiciler sürmüştür. Sürme sırası, önce üst orta kesiciler, sonra üst yan kesiciler, daha sonra alt yan kesiciler şeklindedir.

8-11 aylar arası sürecek dişler:

Tüm alt ve üst orta ve yan kesici dişler sürmüştür.

11-15 ay arası sürecek dişler:

Tüm alt ve üst orta yan kesici dişler sürmüştür.Üst yan süt kesiciler alt yan süt kesicilerden 12 ay önce sürer.Daha sonra birinci süt azıları sürmeye başlar.

15-21 ay arasında sürecek dişler:

Çocuk 18 aylık olunca süt köpek dişleri sürmeye başlar.

Bir buçuk – iki buçuk yaş arasında sürecek dişler:

Alt ve üst çene ikinci süt azıları da sürmüştür.Süt dişlerin kök kireçlenmesi taçlarının sürmesinden bir yıl sonra tamamlanır. Kalıcı 1. büyük azı dişi altı yaşında sürer. Altı yaş dişi, 6 yaşında mevcut süt dişlerinin arkasından sürer. Çocuklar ve anne-babalar altı yaş dişlerini süt dişleri ile karıştırırlar. Bu dişlerin tam sürmeden önce sadece çiğneyici yüzü aylarca olduğu yerde sürmeden kalabilir.Gıda birikintileri çürüğe neden olur.Bazen de diş eti iltihabıoluşur.

Çocuklarda diş sürerken görülen belirtiler nelerdir?dentplus_cocuk

Süt dişlerinin sürmesi esnasında bebeklerde genel ve bölgesel olarak birtakım değişiklikler gözlenir.Bunlar iştahsızlık, kilo kaybı,diyare,huzursuzluk,salya akışında artış, diş eti bölgesinde kaşınma ve kızarıklıktır.

Bu bulguların giderilmesine yönelik bir tedavi yöntemi yoktur.Bununla birlikte,bebeğin rahatça beslenebilmesi ve ağrısının giderilmesi amacıyla diş jeli haricen kullanılabilir.Ayrıca kaşıntıyı gidermek içinbazı şuruplar kullanılabilir.

Diş hekimini ilk ziyaret ne zaman olmalıdır?

Çocuklar,diş hekimine ilk diş sürmesinden sonra kontrol amaçlı götürülmelidir.Bundan sonra her 6 ayda bir kontrol amacıyla diş hekimi ziyareti tekrar edilmelidir.Çocuğun diş hekimi tarafından yapılan klinik muayenesi iki aşamalıdır:

1. Aşama: Ağız Dışından Muayene

Baş-yüz muayenesinde bu bölgenin boyut,şekil ve oranları gözlenir.Herhangi bir şişlik,asimetri,altı yaşından büyük çocuklarda alt çene geriliği veya alt çene ileriliği incelenir..

2. Aşama: Ağız İçi Muayenesi

Bu muayene ağız açık iken dişlerin ve yumuşak dokuların incelenmesi ile dişler kapanış durumunda iken yapılan gözlemleri kapsar.Muayeneye dudakların iç ve dıştan incelenmesi ile başlanır.Daha sonra bukkal mukoza,frenulumlar,sert damak,farinks,dilaltı, bölge ve dil incelenir.Renk değişikliği,akut ve kronik akarca (fistül) ya da şişlik olup olmadığına bakılır.

Dişhekimi anne-babaya neler önerir?

Anne babaya çocuğun ağız ve diş sağlığı hakkında bilgi verilir.Altı ayda bir pedodontiste veya diş hekimine muayene ettirmesi önerilir.

Süt diş ağızda iken kalıcı diş sürmüşse ne yapılmalıdır?

Ağız içi muayenede en sık alt ön dişlerde görülür.”Ektopikeruspiyon”dişin anormal sürmesidir.Kalıcı kesici ve köpek diş ektopik sürmeye yatkındır.Bu durum süt kesicilerin erken kök erimesine neden olabilir.İkinci süt azıların arka köklerinin erken erimeside ektopik sürmede bir başka örnektir.

dentplus_cocuk3Dişleri fırçalama ne zaman başlamalıdır?

Diş çürüğüne neden olan mikroorganizma grubuna genel olarak “StreptococusMutans” neden olan mikroorganizmaların genellikle anneden çocuğa 9 – 36 aylık bir dönemde geçtiği düşünülmektedir. Bu yüzden çocuğun diş sağlığı ile annenin diş sağlığı çok yakından ilgilidir. Bebeklerde ağız bakımına ilk diş sürmesiyle birlikte başlamalıdır.

Ağız ve diş temizliği anne tarafından temiz bir parça bez aracılığı ile yapılmalıdır. Çocuklarda diş fırçası 1 yaşından itibaren kullanılabilir. Çocuğun ağız çalkalama işlemi yapamayacağı göz önünde bulundurularak diş fırçalama işlemi diş macunu olmaksızın veya düşük flor içerikli çocuk macunları kullanılarak yapılabilir. Çocuğun etkin bir tarafından kullanılmalıdır.

İlk muayenede bebeğin tıbbi ve dişsel öyküsü dinlenir. Ağız içi muayene hastanın ilk ziyaretinde yapılır ve hastanın diş çürüğüne yatkınlığı değerlendirilir.Gelişim, flor ihtiyacı, normal beslenme dışındaki alışkınlıklar (biberon, emzik vb.) travmadan korunma; ağız hijyeni ve yeme alışkanlıklarından dişler üzerinde etkilerine göre hasta yönlendirilir.Pedodontiste veya diş hekimine ilk ziyaret hayat boyunca bebek için yararlı olabilecek bilgilerin edinilmesi açısından önemlidir.

Çocuklarda diş çürümesinde alınacak önlemler nelerdir?

Diş çürüğünden korunmak amacıyla yapılacak ilk işlem iyi bir ağız hijyenine sahip olunmasıdır. Bu amaçla dişler günde en az 3 kez, 2 şer dakika süreyle fırçalanmalıdır. Diş fırçasına yardımcı olarak diş ipi ve ağız gargaraları sadece diş hekimi tavsiyesine göre 5 yaşından sonra kullanabilir.Diş çürüğünden korunmada etkinliği kanıtlanmış diğer yöntemler “flor” uygulamaları ve fissür örtücülerdir. Flor uygulamaları sistemik ve topikal olarak uygulanabilir.Fissür örtücüler ise diş yüzeylerinde ki retantif çukurcukların hekimler tarafından  kapatılarak, dişin çürüğe karşı korunduğu bir sistemdir.


diş_perisi.jpg
22/Ağu/2013

DrdeniznoyunDişler günde kaç kez bir fırçalanmalıdır?

İdealde üç kez denilse de, sabah ve özellikle akşam yatmadan önce vakit ayırarak yapılan bir ağız temizliği yeterlidir.

Bu ağız temizliği neleri kapsar?

Sadece fırçalama ile dişlerimizin ön, arka ve çiğneyici yüzeylerini temizleriz. Oysa dişlerin bir de ara yüzeyleri vardır. Ve asında yiyecek artıkları ara yüzeylerde çok daha fazla toplanmaktadır. Bu ara yüzeylerin mutlaka, bir ip veya ara fırça yardımıyla temizlenmesi gerekir. Aynı zamanda ağız tabanımızda bulunan bakterilerinde bir gargara yardımı ile dengelenmesi uygundur.

Manüel fırça ile elektrikli fırça arasında birbirleri üstünlükleri var mıdır?

Elektrikli diş fırçaları, manüel bir fırçadan daha bir üstün temizlik sağlamaz desek bile son yapılan çalışmalarda yeni nesil elektrikli diş fırçalarının plak temizlemede daha etkin olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda engelli kişilerde, yaşlılarda, ortodonti braketi olan, fırçalama süresini ayarlayamayan, kişilerde avantaj sağlayabilir.

En iyi fırçalama tekniği hangisidir?

  •   Fırça yer düzlemi ile 45 derecelik açı yapacak şekilde dişler üzerine oturtulur.
  •   Dişetinden diş yüzeyine doğru yuvarlak ve dairesel hareketlerle her bir diş 10 defa olacak şekilde fırçalanır.
  •   Daha sonra bir diş boyu kaydırılarak tüm ağza dişlerin iç ve çiğneyici yüzeylerini de kapsayacak şekilde uygulanır

Fırça kılı sert mi yoksa yumuşak mı olmalıdır?

Genelde dış yüzeylerine erişim sağlamak için, fırça başı küçük olmalıdır. Fırça sapı uzun ve kalın, yumuşak ve yuvarlak sonlanan kıllar önerilmekte, medium ve sert kıllar kesinlikle önerilmemektir.

Fırçalama süresi ne kadar olmalıdır?

Önerilen süre 3-4 dakikadır. EGG- timer- kum saati zamanlama kontrolü için ideal olabilir.

Diş ipi kullanılmalı mıdır? Nasıl?

Ellerimize dolayabileceğimiz uzunlukta diş ipi koparmalı, iki diş arasında dişeti ile birleşiminden 0.5 mm içeriye girecek şekilde diş yüzeyinden aşağı doğru hareket ettirilmeli ve her bir diş yüzeyi bu şekilde temizlenmelidir. Dişeti operasyonu geçirmiş ve dişler arası boşluğu fazla olan kişiler ip + ara yüz fırçası kullanmalıdır.

Diş fırçamı ne kadar sıklıkta değiştirmeliyim?

  • Fırça kılları açılıp dağılmaya başladığı an…
  • Her üç aylık periyotta…
  • Enfeksiyona bağlı hastalık geçirildiğinde, hemen fırça değiştirilmelidir.

KILLARI ESKİMİŞ FIRÇA SAĞLIĞIMIZ İÇİN ASLA ETKİN DEĞİLDİR !

Ne kadar sıklıkta diş ipi kullan malıyım?

Günde en az bir kere. Diş ipi kullanımı 2-3 dakikadan az kesinlikle olmamalıdır.

Kürdan kullanımı güvenli midir?

Besinler diş eti arasına sıkıştığı acil durumlarda, yiyeceği iki diş arasından kurtarmak yararlı  için olabilir ya da kullanılabilinir. Ancak günlük kullanımda mutlaka diş ipi kullanılmalıdır.

Ağız duşu yararlı mıdır?

Ağız duşu asla diş fırçası veya diş ipi yerine kullanılmalıdır. Ancak ortodontik braketler ve diş fırçasının ulaşamadığı yerlerde kullanımı uygun olacaktır. Unutulmamalıdır ki ağız duşu plağı tam olarak kaldırmaz.

Gargara neye göre seçilmelidir?

Günlük kullanım, ağız kuruluğu, florur ihtiyacı, alkol olup olmaması, anti bakteriyel kapasitesi, ağrı kesici etkinliği önemlidir. Tüm bunlar hekim önerisinde seçilmelidir.

Kullanımı nasıl olmalıdır?

Gargara yaklaşık 30 saniye ağızda tutularak çalkalanmalıdır. Takiben, 10-15 dakika içinde hiç bir şey yenmemeli, sigara kesinlikle içilmemelidir.

   Dr. Dt. Deniz Noyun


dişci_koltugu_fobisi.jpg
01/Tem/2013

Durum böyle olunca sağlıksız bir ağız, kötü koku ve çeşitli kalprahatsızlıkları o kişide kaçınılmaz oluyor. Yaşanan diş koltuğu fobisinin üstesinden gelmek için ise diş hekimlerine önemli görevler düşüyor. Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi Psikoloğu Eda Bağcı, korkunun üstesinden gelmek için güven şart diyor.








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87