DENTPLUS

BLOG



diş_kırıgı_bursa.jpg
16/May/2019

Çoğunlukla akut travmalara bağlı görülen diş kırılmalarında farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. İlkokul dönemindeki çocuklarda ve sporculardaçok daha sık rastlanılan diş travmalarının şiddeti ve cinsitedavinin süresini belirlemektedir. Çarpma, düşme, diş gıcırdatma gibi normal olmayan kuvvetlere maruz kalması dişin kron ve/veya kökünde çatlak ve kırıklara, kemikte ve dişi çevreleyen yumuşak dokuda harabiyete yol açarak dişin canlılığını yitirmesine yol açabilir. “Sarsılma” olarak da adlandırabileceğimiz konküzyon travmaları en hafif travmalardır., dişte herhangi yapısal bozulmaya yol açmazlar. Ancak her diş bu kadar şanslı değildir ve maalesef dişte meydana gelen kırılmalar, çatlaklar bazen köke kadar uzanabilmektedir

Dişin kemikten tek parça olarak çıkmasına yol açan avülsiyon vakaları ise çok daha karmaşık vakalardır. Bu gibi durumlarda derhal diş hekimine gidilmeli, acil müdahele edilmelidir. Eğer diş tamamen düşmüş ise en kısa sürede (mümkünse travmayı takiben 30-60 dk içerisinde) diş hekimine gidilmelidir. Bu esnada diş yerine yerleştirilerek veya süt/su içerisinde içerisinde saklanarak ama KESİNLİKLE NEMLİ TUTULMALIDIR.


kök_kanal.jpg
28/Şub/2018

Her operasyonda olduğu gibi kök kanal tedavileri esnasında yaşanabilen komplikasyonlar da hem hasta hem de hekim açısından can sıkıcıdır. Bunların başında tedavide kullanılan enstrümanların kök kanalı içinde kırılmasıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; dişimizin içinde sıkışmış halde duran steril bir metal parçanın kendisi problem yaratmaz. Problem kök kanalında var olan bakterilerdir.

Her diş hatta her kanal kendine özgüdür; bir şekli, eğimi ve yapısı vardır. Kök kanallarının oldukça düzensiz ve sert olan bu yapısı kullanılan materyallerin dayanıklılık sınırını zorlamakta hatta bazen kırılmalarına neden olmaktadır. Bu durum tedavinin başarısız olacağı anlamına gelmez.  Çünkü tedavinin başarısı/başarısızlığı kök kanallarındaki mevcut bakteri sayısı ile yakından ilgilidir. Örneklemek gerekir ise; bu komplikasyonun ağız içi/dışı şişliğe neden olacak kadar enfekte bir diş ile canlı-sağlıklı bir dişte meydana gelmesi tedavinin sonucunu farklı kılabilir. Kök kanalı içinde kanal eğesinin kendisi genel sağlık üzerinde olumsuz bir etki yaratmaz, yapılan kanal tedavisinin başarısızlığına neden olmaz. Ancak yine de yapılan tedavinin düzenli kontrol altında olması her türlü tedavide olduğu gibi gereklidir.

Bu nedenle düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmak yapılacak her türlü tedavinin seyri ve başarısı için büyük önem arz etmektedir.

Dr. Emir YILMAZ

Endodonti Uzmanı


Frenektomi.jpg
11/Tem/2016

Frenulum;yumuşak mukoza dokusu olup,  diş eti dokusu ile dil,dudak ve yanak arasında bulunan, aynı zamanda  bu dokuları birbirine bağlayarak hareketlerini sınırlandıran yumuşak mukoza dokusudur.

Frenulumlar bireyden bireye değişen bir özelliktir. Herkesde dilin altında bulunur. Alt ve üst ön dişlerimizin üstünde ve yanakta arka bölgede birden fazla bulunur. Kişiden kişiye de değişir.

Diş eti hastalığına yol açan frenulumlar  normalden büyük ve kalın oldukları zaman ve dişin kenarına çok yakın bağlandıkları durumlarda diş etini aşağı çekerek diş eti çekilmesine ve diş eti hastalığına yol açabilir. Çünkü diş etini aşağı çeker ve dişeti çekilmesi yaşanır. Bu durum özellikle küçük çocuklarda konuşma problemlerine yol açabilir ve büyük rahatsızlık verebilir.

Aynı zamanda alt, üst ve orta dişler arasında normalden kalın ve büyük frenulum bulunması durumunda dişlerin birleşmemesine ve dişlerin arasında diestema adı verilen boşlukların kalmasıyla estetik problemin oluşuna sebep olur. Frenulumlar, diş eti çekilmesi ve diş eti hastalığı oluşturabilecek şekilde diş eti kenarına yakın ise o bölgeden uzaklaştırılmalıdır. Üst ve alt kesici dişlerin arasında yer alıp diestemaya yol açtıkları zaman ise önce frenulum alınmalı, dişlerin birleşmesi için ortodontik tedavi ile devam edilmelidir.

Frenulum frenektomi adı verilen bir işlem ile gelişen teknoloji sayesinde çok kısa bir süre içerisinde  lazer yardımı ile sonuca ulaşılabilir.  Ancak bağın çok büyük yahut derin olduğu durumlarda ise  cerrahi olarak çıkartılması ve dikiş atılması gerekir. Frenektomi işleminden sonra iz kalmaz.

Bu işlemin konuşma üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığı gibi fenektomi işleminden sonra diş görünüşünde  herhangi bir değişiklik olmaz.


estetik_dis_merkezi_bursa.jpg
24/Haz/2015

Estetik diş hekimliğinin popülaritesi arttıkça, daha fazla sayıda hasta estetik olmayan anterior diş dizsinin düzeltilmesi için çare aramaktadır. Çürük dişlerin basit biçimde restore edilmesiüzerinde odaklanmış olan ilgi, sağlıklı dişlerin görünümlerinin estetik yönden daha iyi hale getirilmesi için tedavi edilmesine yönelmiştir. Diş hekimliğine profosyonel yaklaşım süretle değişmiştir. Diş hekimliğinde kullanılan seramik ve yapıştırma materyallerinin gelişiminde ki ivmelenme, daha önce hayal bile edilemeyecek konservatif diş preparasyonları ve restoratif işlemleri mümkün hale getirmiştir. Bu yeni teknikler, diş hekiminin kozmetik yönden memnun edici sonuçlar elde etmesini sağlar. Güzel bir gülüşün hastalarımızın sosyal, psikilojik ve duygusal yaşamları üzerinde sahip olduğu olumlu etki, diş hekimlerini heyecanlandırmaktadır.

Estetik ve Fonksiyon

Estetik yaklaşımlarda hastanın kendine bakış açisi, kişiliği ve kişisel ilişkileri dikkate alınmalıdır. Ancak tüm bu faktörler değerlendirme ve tedavi planı içerisinde dahil edildiği zaman başarılı bir sonuç alabilmek mümkündür. Estetik ve kozmetik diş hekimliğinin Kapsamı o kadar geniştir ki; günümüzde dişlerin görünümü ile ilgili herşeyi içerisine almaktadır. Adeziv materyellerinde kaydedilen büyük gelişmeler neticesindediş hekimliğinin kapsamı sadece sağlık ve fonksiyon amaçlı uygulamalardan farklı olarak estetiği daha ön plana çıkaran bir diş hekimliği stiline ulaşmıştır. Ancak daha iyi bir estetik görünüm için çaba sarfederken, fonksiyon gereksinimlerinin dikkat alınması gerekliliği unutulmamalıdır. Sonuç olarak estetik diş hekimi, uyguladığı tedavinin estetik açısıdan memnun edici ve fonksiyonel olduğu kadar doku da olmasını sağlamak ile yükümlüdür. Estetik diş hekimliği, en saf haliyle diş hekimliği sanatıdır. Amaç fonksiyonu feda etmek değil, onu estetik tedaviler için temel olarak kullanmaktır. Diş hekimi dopal görünümlü, restoratif işlemler boyunca titizlikle kontrol edilmiş olan düzgün bir yumuşak doku mimarisi ile ahenk içerisinde bütünleşen restorasyonlar elde etmek için çaba sarfetmelidir.

Bu gereksinimler karşılandığında ve estetik ile fonsiyon arasında istenilen ilişki elde edildiğinde, hasta kendisini daha güzel hissedecektir. Dişin doğal morfolojik durumuna bağlı kalmak, başarılı estetik koşullarının ön koşuludur. Stomatognatik sistemin fonksiyonel mekanizmaları üzerinde yapılan araştırmalar, restoratif yaklaşımda iyi bir oklizyon ve ideal estetik sonuçkar elde edebilmek için diş morfolojisine sadık kalınması ve bir dizi değişkenlerin belirgin olmayan biçimde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Restarasyonların uzun süre fonksiyon görürken oklüzyon ve çiğneme kuvvetlerine karşı yeterli düzeyde dayanabilmesinden emin olabilmek için materyal ve teknikler dikkatli seçilmelidir.

Geçmişte fonksiyon ve estetik, restoratif işlemlerde sıklıkla birbirine rakip iki bileşen görünümünde idi. Genel kanıya göre, fonksiyonun sağlanması söz konusu olduğunda, estetikten ödün verilmesi gerekirdi; benzer biçimde estetik önem kazandığında ise, fonksiyon tehlikeye girerdi. Günümüzde her ikisini de aynı anda geliştirmek mümkün olduğundan bu standartlar artık geçerli değildir. Diş hekimliğinin en üst seviyesine ulaşmamızı sağlayan estetik diş hekimliği sayesinde doğal diş dizisinden ayırdedilmeyen restorasyonlar yaratılırken, estetik ve fonksiyonun başarıyla ve uyum içinde birarada uygulanması mümkün olur.








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87