DENTPLUS

BLOG



Oral-B-bursa.jpg
14/Ağu/2016

Hatırlarsanız sizlere P&G’nin daha önce milenyum neslini hedeflediği kampanyasını detaylarıyla paylaşmıştık. Kampanyalarında dijitali merkezinde tutan marka bu sefer dikkat çeken akıllı bir ürünle karşımızda: Oral-B Genius.

P&G’nin sahibi olduğu markalardan biri olan Oral-B, akıllı diş fırçası Oral-B Genius’ın küresel lansmanını geçen Şubat ayında Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC2016)gerçekleştirmişti. Şirket bugün de akıllı diş fırçasının Türkiye lansmanını yaptı. Hareket Sensörü ve Pozisyon Algılama teknolojisine sahip akıllı diş fırçasının teknik özelliklerinin haricinde uygulaması da dikkatleri çekiyor.

Sadece diş fırçalama alışkanlığına sahip kişilerin dışında diş fırçalama alışkanlığı edinmek isteyenler için de benzersiz bir deneyim sunan cihaz, ağız içindeki hareketleri anlık olarak takip ederek diş fırçalama alışkanlıklarını ortaya çıkarıyor. Ve hatta diş doktorunuza düzenli raporlamanızı sağlıyor.

Dişinizi fırçalarken detaylı rapor çıkardığını bahsettiğim Oral-B Genius’ın önemli özelliklerinden biri de dişinizi fırçalarken kaçırdığınız bölgeyi size göstermesinin ötesinde dişlerinize aşırı basınç uyguladığınızda da sizi uyarıyor.

Diş fırçasını kişiselleştirebilme

Markette diş macunun yanında bedava sunulan diş fırçalarından akıllı diş fırçalarına doğru yolculuktayız. Akıllı diş fırçasının sağlık açısından faydaları haricinde LED ışığını 12 farklı renk arasından seçebiliyorsunuz, ister modunuza göre ister aile içerisinde karışmasın diye 😉

S11_White_9000_Charger_SL_001

Cihazdaki kişiselleştirmenin haricinde Oral-B App 4.1 ile diş fırçalarken haber, fotoğraf, video gibi bölümleri ile eğlenceli vakit geçirmeniz de mümkün.  Oral-B Genius’un bir diğer önemli özellikse diş fırçalarken size yeterli zaman ve alanı tamamlamanıza bağlı puan vermesi.

Ekran Resmi 2016-08-11 15.58.12

Buna ek olarak oyunlaştırma ile sizin hareketlerinizi düzenli takip eden akıllı diş fırçası size rozetler de veriyor.

Ekran Resmi 2016-08-12 04.00.48

Bu arada kısaca belirteyim, günlük, aylık diş fırçalama raporlarınıza da ulaşabilirsiniz.

Beyaz ve siyah olmak üzere 2 farklı renk seçeneği ile sunulan Oral-B Genius’ın Türkiye’de satışına 15 Ağustos’ta sunulacak. Umarım yakın zamanda Webrazzi Store‘da da görürüz 🙂

İç raporlamanın haricinde lansmanda paylaşılan iki bilgi ile hızla dijitalleşen dünyada Oral-B’nin kurumsalda neler yaptığına da göz atalım.

Tüm dünyada uygulamanın kullanımı:

Uygulamanın kullanımını detaylı takip eden marka, ortalama fırçalama süresinden, indirilme sayısına ve kaç saniye fırçalama yapıldığına kadar anlık takip edebiliyor. Ve işin en güzel yanı ise bölgeler arası farklılıkları anlık olarak görebilmesi.

IMG_9942

Türkiye’de kullanım

Dünya genelinde 2 dakika 24 saniyelik fırçalama yapılmasına karşılık daha az fırçalama süremizin olduğunu ortaya çıkaran rapor ilerleyen süreçte satış raporlarının alternatifi olarak kullanılabilecek derecede önem arz ediyor. Dün 16 yeni kullanıcının kullanmasından gidilecek noktayı düşünün.

IMG_9943

Kaynak : Oral B Bursa


Frenektomi.jpg
11/Tem/2016

Frenulum;yumuşak mukoza dokusu olup,  diş eti dokusu ile dil,dudak ve yanak arasında bulunan, aynı zamanda  bu dokuları birbirine bağlayarak hareketlerini sınırlandıran yumuşak mukoza dokusudur.

Frenulumlar bireyden bireye değişen bir özelliktir. Herkesde dilin altında bulunur. Alt ve üst ön dişlerimizin üstünde ve yanakta arka bölgede birden fazla bulunur. Kişiden kişiye de değişir.

Diş eti hastalığına yol açan frenulumlar  normalden büyük ve kalın oldukları zaman ve dişin kenarına çok yakın bağlandıkları durumlarda diş etini aşağı çekerek diş eti çekilmesine ve diş eti hastalığına yol açabilir. Çünkü diş etini aşağı çeker ve dişeti çekilmesi yaşanır. Bu durum özellikle küçük çocuklarda konuşma problemlerine yol açabilir ve büyük rahatsızlık verebilir.

Aynı zamanda alt, üst ve orta dişler arasında normalden kalın ve büyük frenulum bulunması durumunda dişlerin birleşmemesine ve dişlerin arasında diestema adı verilen boşlukların kalmasıyla estetik problemin oluşuna sebep olur. Frenulumlar, diş eti çekilmesi ve diş eti hastalığı oluşturabilecek şekilde diş eti kenarına yakın ise o bölgeden uzaklaştırılmalıdır. Üst ve alt kesici dişlerin arasında yer alıp diestemaya yol açtıkları zaman ise önce frenulum alınmalı, dişlerin birleşmesi için ortodontik tedavi ile devam edilmelidir.

Frenulum frenektomi adı verilen bir işlem ile gelişen teknoloji sayesinde çok kısa bir süre içerisinde  lazer yardımı ile sonuca ulaşılabilir.  Ancak bağın çok büyük yahut derin olduğu durumlarda ise  cerrahi olarak çıkartılması ve dikiş atılması gerekir. Frenektomi işleminden sonra iz kalmaz.

Bu işlemin konuşma üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığı gibi fenektomi işleminden sonra diş görünüşünde  herhangi bir değişiklik olmaz.


agizkokusu.jpg
30/May/2016

Ağız kokusu, ağızda oluşturduğu belirgin bir tat (metalik, ekşi) nedeniyle kolayca hissedilir. Ağız kokusunun potansiyel sebepleri konusunda gerçek nedenler ve efsaneler gündemdedir.

Ağız kokusunun en reel sebebi, dilin üzerinde bulunan bakterilerdir.Bu bakteriler, uçucu maddeler üretirler (ör. uçucu sülfür bileşikleri ya da VSC).
Buna karşılık, belli bazı yiyecekler (ör: sarımsak, soğan) ağız kokusunun gerçek nedenleri arasında yer almaz.

Kronik ağız kokusu, en ciddi ve en sıkıntılı olan vakadır. Kişiler arası lişiki ve temaslarda hem rahatsızlık verir, hem de ciddi bir ağız bakımı sıkıntısının işareti olabilir.

Düzenli ağız hijyeni uygulamalarınıza rağmen ağız kokusunu engelleyemediğinizi fark ederseniz, diş hekimizle görüşmelisiniz. Ve kendisi mutlaka size uygun bir tedavi tavsiye edecektir.

Ağız mikro florasını kontrol eden tükürük salgısının azalması nedeniyle, ağız kuruluğunun da ağız kokusuna neden olduğu bilinmektedir. Tükürük ağzın temizlenmesine ve nemlenmesine yardımcı olur. “Sabah nefesi” olarak da anılan ağız kokusu, genellikle uyku sonrası hissedilir. Bazı ilaçlar da buna sebep olabilir. Kronik akciğer enfeksiyonu, böbrek ve karaciğer hastalıkları ve diyabet de diğer nedenler arasında olabilir.

Diş ipi kullanımı, ağız ve diş sağlığı bakımından her türlü önem taşır.  Diş ipini kullanarak; ağız kokusu ile de savaşabilirsiniz.

Güzel bir gülümseme, dış görünümünüz kendinize olan güven için çok şey katar. Diş ipini kullanmak, önce sağlığınız sonra da güzelliğiniz ve estetiğiniz için rutininizin bir parçası olmalıdır.

Diş ipini, günün hangi saatinde kullandığınız ya da dişlerinizi fırçalamadan önce ya da sonra kullanmanız fark etmez; önemli olan her gün diş ipi kullanılmalıdır.

Halitosis ya da kronik ağız kokusu sıkıntınız varsa, bu problemle başa çıkma yolları arıyor olabilirsiniz. Öyleyse, diş ipinin yanısıra bir dil temizleyici kullanmayı düşünebilirsiniz. Pek çok eczaneden temin edilebilir. Genellikle ağız kokusunun iyileştirilmesinin bir yolu olarak dil temizleyiciler öne çıkar.

Halitosis nedir?

Halitosis; Latinceden halitus ve osis kelimelerinden türeyen ve ağızda oluşan, hem kinin kendisini, hem de etyrafını rahatsız eden çirkin kokuya denir. Ve bu durum toplumun bir çok kesimini ciddi etkilemekte ve sosyal bir incinme olarak görülmektedir. Bu durum araştırmalara göre, erkeklerde kadınlara oranla üç kat fazla yaşanmaktadır.

Tedavisi nasıl olmalıdır?

Tedavi için önce ağız kokusunun tanısı konulmalıdır. Kokunun kaynağını öğrenmek en doğrusudur. Bu hastaları değerlendirmede diş hekimi, KBB uzmanı, gastroentoroloji uzmanının görmesi tedavinin başarısını arttıracaktır. Ağız kokusunun en sık kaynağı, ağız ve diş hastalıklarıdır. Ağız kokusunun tedavisinde etkili metot, ağız temizliği ve temel diş ve diş eti bakımının yapılmasıdır. Ağız içinde ki eskimş köprü, diş protezleri, zamanla gıda birikmesine sebep olacağından ağız kokusuna da çok rahat neden olurlar. Tükürük ağız kokusuyla savaşmanın en etkili yoludur. Ağız kuruluğuna mani olmak için sık sık su içilmelidir. Su ağız içinde ki bakterilerin azalması adınadirek yardımcı bir kuvvettir. Ayrıca tükürük salgılamaya da yardımcı olur.

Gargara kullanımı da ağız kokusu kullanımında ve bakteri temizliğinde etken yollardan biridir. Diş hekiminizin önereceği bir gargara da bu konuda size yardımcı olabilir.


dijital_diş_hekimliği_bursa.jpg
20/May/2016

Hepimizin bildiği üzere günlük yaşantımızı dijital teknolojiler değiştirmektedir. Endikasyonların kolay ve hızlı hatta ekonomik şekilde tedavi edilmesi için diş hekimliği alanında da modern çözümler hayatımıza büyük konfor sağlamaktadır. Dijital diş hekimliği klinik ve dental laboratuvar arasında veri ve bilgi değişiminin hem daha kolay hem de daha hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. CAD/CAM; dijital ölçüler ve tasarımdan tam restorasyonlar, cerrahi kılavuzlar ve protezlerde, implantolojide ve ortodontide kullanılan araçlara kadar kusursuz denebilecek iş çıkışıı sağlayan bir sistem kurar.

Dijital diş hekimliğinde bilgisayar destekli tasarım ve üretim yapma imkânı sağlıyor. Madde kaybı yaşanan dişlere uygulanacak olan kaplama ve porselen dolgu; aynı seans içerisinde hastaya teslim edilebiliyor.

Bir kısmı kırılan, çürüyen, geniş dolgulu ya da madde kaybı olan dişlere uygulanan kaplama ve dolgu tedavisinde çok başarılı sonuçlar doğuruyor. Tedaviye uzun zaman ayıramayacak olan hastalar için büyük kolaylık anlamına gelen cihaz, laboratuvar sürecini ortadan kaldırarak zamandan büyük tasarruf sağlıyor.

DİGİTAL ÖLÇÜ NASIL ALINIR? 

Porselen kaplamalar, porselen inlay, onlay ( Üstün dayanıklılık ve estetiğe sahip dolgu ), porselen köprüler ve laminalar yapılabilmektedir.

  • Tüm tedavi sürecinin kontrol edilebilmesi,
  • Tek randevuda tedavi,
  • Geçici protezlere gereksinim duyulmaması,
  • Hızlı üretim ve çabuk kullanım,
  • Ölçü kaşığı kullanmadan hasta ağzından dijital görüntü alımı,
  • Etkin ve kararlı maliyet,
  • Garantili Sterilizasyon güvenliği,
  • Son derece estetik metalsiz tam porselen restorasyonlar
  • Geniş materyal seçiminden, bahsedilir.

Cerec Restorasyonu  Aşamaları :

  • Hastanın ağzı pudrayla pudralanarak ölçüye hazırlanır ve dijital kamerayla 3 boyutlu ölçü alınır.
  • Yapılacak olan diş, ölçü aşamasından sonra 3 boyutlu olarak, hastanın beklentilerine ve ağzın anatomik yapısına uygun olarak tasarlanır ve ekranda yerine yerleştirilir. Diş hekimi isterse, estetik olarak ufak değişiklikler yapabilir.
  • Programın hazırladığı diş kesilmek üzere kazıma ünitesine gönderilir.   Renk belirleme cihazıyla hastanın diş rengi tesbit edilir Diş rengine uygun blok seçilerek cihaza yerleştirilir.  Tek diş 10 dakika içinde mikronluk hassasiyetle üretilir. Son olarak, dişin makyajı ve cilalanması da 10 dakika sürer , aynı seansta hastanın ağzına takılır. Geçici diş uygulaması da bu süreçte ortadan kaldırılmış olur ve zaman tasarrufu sağlanır.

Dr.Dt.Deniz_NoyunDr.Deniz Noyun

Periodontolog

 


agizda_metalik_tat.jpg
25/Haz/2015

Ağızda metalik tat çeşitli nedenlerden dolayı, tat duyusunun anormalleşmesi sonucu görülür. Bu tat alma anormalliği, ilaçların bir yan etkisi olarak, çeşitli hastalıklar nedeniyle veya çevresel faktörlerden oluşabilmektedir. En çok karşılaşılan neden düzenli olarak alınan bazı ilaçlardır. Kullandığınız bir ilaç varsa prospektüsünde tat duyusuna etkileri hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Ağız Sağlığı ve Sinüs Sorunları

Ağız ve diş sağlığında yaşanan problemler tat almayı yakından ilgilendirir. Dişlerde plak birikimi, gingivit, periodontit, diş çürümesi ve apseler metalik bir tat almanıza neden olabilir. Aynı şekilde sinüs enfeksiyonları ve kronik ağız kuruluğu (planus ve sikka sendromu gibi) ağız tadının anormalleşmesine yol açabilir.

İlaçlar

Aşağıdaki listede bulunan ilaçlar ağızda metal tadına yol açar. Bu listede bulunan ilaçlar dışında da bazı ilaçların tat duyusunu etkilediğini unutmayın.

Antibiyotik: Trimetoprim, sulfametoksazol, klaritromisin, metronidazol, etionamid

Diyabet İlaçları: Metformin

Kalp ve Tansiyon İlaçları: Enalapril kaptopril, nifedipin, propafenon, amiodaron

Kanser İlaçları: Sisplatin, karboplatin, letrozol, levamizol

Tiroid İlaçları: Propylthioracil, metimazol, carbimazole, radyoaktif iyot

Artrit İlaçları: Auranofin, altın sodyum tiyomalat, aurothioglucose, penisilamin, sulindak

Osteoporoz İlaçları: Teriparatid, D vitamini takviyesi

Glokom İlaçları: Asetazolamid, methazolamide

Mide Yanması İlaçları: Dexlansoprazole

Diğer İlaçlar: Potasyum iyodür, interferon, lityum, fomepizol, mikofenolat, demir takviyeleri, östrojen takviyesi, disulfiram, griseofulvin, methocarbamol

Sinir Sistemi Hastalıkları

Sinir sistemi hastalıkları kokuyu ve kokuyla bağlantılı olan tat almayı etkileyebilir. Koku alma duyusunda yaşanan zayıflama ağızda değişik tatların oluşmasına veya tat alma duyusunun azalmasına yol açar.

Hamilelik

Hamilelik döneminde yaşanan hormon değişiklikleri özellikle gebeliğin ilk haftalarında ağız tadını da değiştirebilir.

Metal Artışı

Bakır ve demir gibi metallerin vücutta yüksek olması ağızda metalik tat hissi yaratabilir..

Alerjiler

Burun tıkanıklığına veya akıntısına yol açan alerjiler tat almayı mutlaka etkiler. Alerji sırasında histamin salınımı koku ve tat alma duyusunu değiştirebilir.

Solunan Maddeler

Sigara içmek tat almayı zayıflatır ve ağızda metal tadına neden olabilir. Uzun süre solunan kirli havada tat almayı olumsuz yönde etkileyecektir.


dis_cekimi.jpg
29/Nis/2015

Diş Çekimi:

Koruyucu tedavi yöntemlerine yanıt veremeyen, çürük ve enfeksiyon yani iltihap gibi nedenlerden dolayı dolgu veya kanal tedavisi uygulamalarıyla kurtarılamayan dişlerin, en son çözüm olarak ağızdan çıkartılmasıdır.

Dişlerin çekilmesi halinde dikkat edilmesi gerekenler:

Diş Çekimi Öncesi:

  • Eğer genel sağlık durumunuzda bir problem varsa; mesela kalp rahatsızlığı, şeker, yüksek tansiyon gibi kullanılan ilaçların mutlaka hekime bildirmek ve bilgilendirmek gerekmektedir.  Ayrıca hamile olan ya da hamile kalmayı planlayan kadınların da diş hekimlerini bu konuda uyarmaları ve bilgi vermeleri çok önemli bir unsurdur.
  • Diş çekiminden önce dişlerinizi fırçalamalı ve ağzınızı antiseptik yani mikrop öldürücü bir gargara ile çalkalamalısınız. Bu işlem, çekim sonrasında meydana gelebilecek iltihaplanmaları yüksek oranda azaltacaktır.

Diş Çekimi Sonrası:

  • Ağzımızı en az yarım saat süreyle çalkalamamalıyız. Ağzın çalkalanması çekimden sonra iyileşmeyi sağlayacak olan kan pıhtısının oluşumunu engeller ve çekim yarasının iyileşmesinin gecikmesine sebep olabilir.
  • Diş çekimi sonrası diş hekiminizin yerleştirdiği tamponu 15-20 dakika kadar sıkıca ısırmanız gerekir ve mutlaka normal yutkunmanızı yapınız. Tükürüğü ağızda biriktirmek ve sürekli olarak tükürmek kan pıhtısının oluşmasını engeller ve kanamanın devam etmesine sebebiyet verir.
  • Diş çekimi sonrasında sızıntı şeklinde kanamanız olabilir. Bu kanama 6-24 saat arasında bir süre devam edebilir. Kanın tükürüğünüzü boyama özelliği çok fazladır. Bu sebepten ötürü kanamanızın çok olduğunu düşünüp paniğe kapılabilirsiniz, sakin olmakta fayda var. Eğer endişelenirseniz diş hekiminize mutlaka danışmalısınız.
  • Diş çekimi sonrasında ağrı hissedebilirsiniz. Asprin dışında herhangi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz. Uyuşukluğunuzun geçtiğini hissettiğinizde ağrı en yüksek değerine ulaşabilir. Bu normal bir durumdur. Merak edilecek bir durum değildir.
  • Dişler çene kemiğine bağlı olduğundan çekim sonrasında kemik ortaya çıkar. Bu sizin çekilen dişten parça kaldığını düşünmenize ihtimal doğurur.  Bu bölgeye dilinizi ya da herhangi başka birşeyi değdirmeyiniz. Açık kemiğin üzeri birkaç gün içerisinde diş etiniz ile örtülecektir. Çekim bölgenizde tahrişe neden olacak sıcak acılı yiyeceklerden kaçınınız. Çekim sonrasında 24 saat sigara içilmesi ve alkol alınması sağlığınızı aksi yönde tehdit ediyordur.
  •  Mümkünse çekimden sonra araç kullanmayınız. Diş çekiminden sonra başınızın altına yüksek bir yastık koyup yatarak dinleniniz. Sıcak banyo yapmanız da bu süreci daha rahat atlatmanıza yardımcı olur.
  • Ağzınızda ki uyuşukluk geçinceye kadar bir şey yememelisiniz. Farkında olmadan uyuşuk olan bölgeleri zedeleyebilirsiniz.
  • Diş çekiminden 24 saat sonra normal ağız bakım uygulamalarına devam edebilirsiniz.
  •  Yüzünüzde şişme, ağrı, 24 saati geçen kanama, ağızda kötü bir tad ve koku hissi olduğu takdirde vakit kaybetmeden diş hekiminizi aramanızda fayda olacaktır.

Dişinize cerrahi bir operasyon yapıldıysa veya çekimden sonra dikiş atıldıysa bir hafta sonrasına kontrol randevusu alınız.


saglıklı_dişler.jpg
23/Eyl/2014

Sağlıkla gelen güzellik…

Günümüzde kişinin dişlerini doğal haliyle sağlıklı ve estetik bir şekilde muhafaza edebilmesi mümkündür. Bu durum, iyi bir ağız bakımı ve sonucunda elde edilen  iyi ağız hijyeni, çürüğe karşı koruyucu bir önlem olarak florlu macunlar ve ağız gargaralarının kullanımı ve gelişmiş restoratif materyal ve teknikler aracılığıyla sağlıksız dişlerin doğala en yakın şekilde restorasyonu ile elde edilir.

Rutin diş hekimi muayenesi ülkemizde çok yaygın değildir. Bu sebeple erken dönemde teşhis edilemeyen bir çok ufak problem büyüyerek çözümü zor ya da imkansız hale gelmektedir. Estetik beklenti ile kişinin bir diş hekimine başvurmasıyla hekim bir çok problemi teşhis edip tedavi sürecine başlatabilir.

Dişhekimine bir diş ağrısı ya da şişmiş bir yüz gibi acil bir durum nedeniyle gidildiği dönemler çok eski değildir. Dişhekimi ziyaretleri sadece gereklilik nedeniyle gerçekleştirilmekte idi. Çoğunlukla bu ziyaretler sonrasındaki işlemler büyük restoratif çözümleri içeriyordu. Bunun aksine, dişhekimliğinde ki son gelişmeler bu ziyaretleri “isteğe bağlı” tedavilere dönüştürmüştür.

Estetik beklentiler, eskiden çok korkulan diş hekimi koltuğuna oturmayı, daha kabul edilebilir hale getirmiştir. Estetik dişhekimliği, birçok dişhekimi ve hasta için tamamen yeni bir dünya yaratmış ve yüzlerce, binlerce insanın yaşamını olumlu yönde etkilemiştir. Daha estetik ve güzel gülüşler birçok insanın psikolojisini ve sosyal yaşam kalitesini yükseltir. Benzer şekilde, günümüzde dişhekimliğinin; ağrı ve şişlik ile karakterize olan korkutucu imajı, az da olsa güzel gülümsemeler ve neşeli gülüşlerle gelişmiş ve estetik bir algılamaya dönüşmüştür.

Geçtiğimiz on yıl içerisinde, dişhekimlerinin tedavi protokollerinin büyük bir kısmı daha da fazla oranda estetik dişhekimliği uygulamaları içerir hale gelmiştir. Diş tedavisi ihtiyacı duyan bireylerin büyük bir çoğunluğunun aslında estetik yönden güzelleşmek arzusunda olduğu tahmin edilmektedir. “Güzel” olmanın “iyi” ve “başarılı” bir birey imajı yarattığı estetiğe önem veren bir toplumda, bireyler dişlerini, dolayısıyla dış görünümlerini daha da güzelleştirmek için kaynak ayırmaya hazırdır. İstenen sonucu elde etmek için beyazlatma, kompozit ve porselen laminat venerler gibi rutin işlemler yeterli olabilecektir.

Teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde bir hastanın görünüm ve gülüşünü hem sağlık hem de fonksiyon açısından konservatif yöntemlerle daha da iyileştirmek ve güçlendirmek mümkündür.

Kısaca; estetik diş hekimliği kişiye sağlıklı ve fonksyonel bir ağız yapısını, kişinin ve çevresinin estetik beklentisine uygun şekilde vermektir. Estetik diş hekimliği yaklaşımı; mümkün olan en doğal görünümlü diş dizisini,en sağlıklı ve fonksiyonel şekilde kişiye sunmaktır.Bütün bu amaçlar, günümüz teknolojisi sayesinde kullanılan materyaller ve tekniklerde ki gelişmeler sayesinde, artık mümkündür.

Dr. Fuat Noyun

Çene Yüz Protez Uzmanı

 

 








DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87