DENTPLUS

BLOG



dis_curugu_bursa.jpg
01/Eki/2017

Diş çürüğü hemen her insanın hayatının belirli dönemlerinde yaşadığı bir problem. Ağız kokusu, ağrı ve ilhitap gibi çeşitli problemlere yol açabildiği gibi diş kaybına kadar gidebilen bu duruma bilim insanları tarafından bir çözüm geliştirilmiş olabilir.

Wuhan Viroloji Enstitüsü bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından yapılan araştırmaya Yan Huimin önderlik etti. Daha önceki denemelerde bulunan aşı örnekleri diş çürüklerine karşı olumlu yanıt veriyor olsa da ağızda çeşitli enfeksiyonlara yol açtığı için tam anlamıyla başarılı olmuş sayılmıyordu.

Farklı proteinlerle denenen yeni bir aşı prototipin ise bu yan etkiler olmadan başarıyla çürük oluşumuna karşı koyduğunu tespit eden bilim insanları, fareler üzerinde yapılan deneylerden %100 başarı oranı elde ettiklerini belirtti.

Yakın bir gelecekte insanlar için de kullanılmaya başlanacağı düşünülen bu yeni aşının geliştirilmesine şimdilik devam ediliyor.

Kaynak


Oral-B-bursa.jpg
14/Ağu/2016

Hatırlarsanız sizlere P&G’nin daha önce milenyum neslini hedeflediği kampanyasını detaylarıyla paylaşmıştık. Kampanyalarında dijitali merkezinde tutan marka bu sefer dikkat çeken akıllı bir ürünle karşımızda: Oral-B Genius.

P&G’nin sahibi olduğu markalardan biri olan Oral-B, akıllı diş fırçası Oral-B Genius’ın küresel lansmanını geçen Şubat ayında Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC2016)gerçekleştirmişti. Şirket bugün de akıllı diş fırçasının Türkiye lansmanını yaptı. Hareket Sensörü ve Pozisyon Algılama teknolojisine sahip akıllı diş fırçasının teknik özelliklerinin haricinde uygulaması da dikkatleri çekiyor.

Sadece diş fırçalama alışkanlığına sahip kişilerin dışında diş fırçalama alışkanlığı edinmek isteyenler için de benzersiz bir deneyim sunan cihaz, ağız içindeki hareketleri anlık olarak takip ederek diş fırçalama alışkanlıklarını ortaya çıkarıyor. Ve hatta diş doktorunuza düzenli raporlamanızı sağlıyor.

Dişinizi fırçalarken detaylı rapor çıkardığını bahsettiğim Oral-B Genius’ın önemli özelliklerinden biri de dişinizi fırçalarken kaçırdığınız bölgeyi size göstermesinin ötesinde dişlerinize aşırı basınç uyguladığınızda da sizi uyarıyor.

Diş fırçasını kişiselleştirebilme

Markette diş macunun yanında bedava sunulan diş fırçalarından akıllı diş fırçalarına doğru yolculuktayız. Akıllı diş fırçasının sağlık açısından faydaları haricinde LED ışığını 12 farklı renk arasından seçebiliyorsunuz, ister modunuza göre ister aile içerisinde karışmasın diye 😉

S11_White_9000_Charger_SL_001

Cihazdaki kişiselleştirmenin haricinde Oral-B App 4.1 ile diş fırçalarken haber, fotoğraf, video gibi bölümleri ile eğlenceli vakit geçirmeniz de mümkün.  Oral-B Genius’un bir diğer önemli özellikse diş fırçalarken size yeterli zaman ve alanı tamamlamanıza bağlı puan vermesi.

Ekran Resmi 2016-08-11 15.58.12

Buna ek olarak oyunlaştırma ile sizin hareketlerinizi düzenli takip eden akıllı diş fırçası size rozetler de veriyor.

Ekran Resmi 2016-08-12 04.00.48

Bu arada kısaca belirteyim, günlük, aylık diş fırçalama raporlarınıza da ulaşabilirsiniz.

Beyaz ve siyah olmak üzere 2 farklı renk seçeneği ile sunulan Oral-B Genius’ın Türkiye’de satışına 15 Ağustos’ta sunulacak. Umarım yakın zamanda Webrazzi Store‘da da görürüz 🙂

İç raporlamanın haricinde lansmanda paylaşılan iki bilgi ile hızla dijitalleşen dünyada Oral-B’nin kurumsalda neler yaptığına da göz atalım.

Tüm dünyada uygulamanın kullanımı:

Uygulamanın kullanımını detaylı takip eden marka, ortalama fırçalama süresinden, indirilme sayısına ve kaç saniye fırçalama yapıldığına kadar anlık takip edebiliyor. Ve işin en güzel yanı ise bölgeler arası farklılıkları anlık olarak görebilmesi.

IMG_9942

Türkiye’de kullanım

Dünya genelinde 2 dakika 24 saniyelik fırçalama yapılmasına karşılık daha az fırçalama süremizin olduğunu ortaya çıkaran rapor ilerleyen süreçte satış raporlarının alternatifi olarak kullanılabilecek derecede önem arz ediyor. Dün 16 yeni kullanıcının kullanmasından gidilecek noktayı düşünün.

IMG_9943

Kaynak : Oral B Bursa


lamine_dis_tedavisi_bursa.jpg
10/May/2016

Porselen Laminate Venerler

Yaprak porselen olarak bilinen laminate venerler, son 15 yılda diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Porselen çok ince bir tabaka halinde hazırlandığından ışığı geçirmesi ve yansıtması doğal dişe çok yakındır ve bu özelliği sayesinde mükemmel estetik sağlar. Dişlerin çok fazla kesilmesine gerek kalmadan estetik ve periodontal uyum mükemmel bir şekilde sağlandığından doğal görünüm çok rahat bir şekilde yakalanmaktadır.

Laminate Veneer Kimlere Uygulanır ?

  • Dişlerin formundan memnun olmayanlara,
  • Ön bölgedeki diş renkleşmelerinde, renkleşmelerin tedavisi için uygulanan beyazlatma işlemlerinden sonuç alınamadığında,
  • Dişleri aralıklı olanlarda,
  • Ön dişlerde büyük dolguları bulunan ve çürüğün dolgu ile doldurulması sonucu estetik görünümden yoksun durumlarda,
  • Ön dişleri kırık veya aşınmış olan kişilerde,
  • Kalıtsal yapı bozukluklarında,
  • Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak) uygulanır.

Laminate Venerler Nasıl Uygulanır ?

lamine_disTedavi öncesinde bazı hazırlıkların yapılması gerekir. Öncelikle; dişetlerinin sağlıklı olması şarttır. Eğer dişeti sağlığı yerinde değilse hastaya bir takım işlemler uygulanır. Ayrıca dişetlerinde şekil bozukluğu ve seviye farkı varsa bu bozukluk lazerler veya konvasiyonel yöntemlerle düzeltilir. Dişeti sağlığı yerine geldikten sonra, hastalar için en uygun olacak gülüş tasarımı yapılır. Bu işlem için hastadan ölçü alınarak hastaya mo cup denilen dişlerin formunun ve boyunun nasıl olacağını gösteren bir ön prova yapılır. Hasta; bu aşamada dişlerin ağızda uyumunun ve estetiğinin nasıl görüneceğine dair bir ön fikir edinir. Eğer ilk aşamada estetik, yeterli bulunursa lokal anestezi uygulanıp dişler uyuşturulur. Dişlerin sadece ön yüzlerinde çok ince bir tabaka kaldırılır ve basamak oluşturulur. Böylelikle porselen laminaların hazırlanacağı asıl ölçü alınır. Laboratuarda özel seramik malzemeden dişinize yapıştırılacak olan yaprak hazırlanır. Son olarak da hazırlanan porselen yaprakçık dişinize özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır.


agizda_metalik_tat.jpg
25/Haz/2015

Ağızda metalik tat çeşitli nedenlerden dolayı, tat duyusunun anormalleşmesi sonucu görülür. Bu tat alma anormalliği, ilaçların bir yan etkisi olarak, çeşitli hastalıklar nedeniyle veya çevresel faktörlerden oluşabilmektedir. En çok karşılaşılan neden düzenli olarak alınan bazı ilaçlardır. Kullandığınız bir ilaç varsa prospektüsünde tat duyusuna etkileri hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Ağız Sağlığı ve Sinüs Sorunları

Ağız ve diş sağlığında yaşanan problemler tat almayı yakından ilgilendirir. Dişlerde plak birikimi, gingivit, periodontit, diş çürümesi ve apseler metalik bir tat almanıza neden olabilir. Aynı şekilde sinüs enfeksiyonları ve kronik ağız kuruluğu (planus ve sikka sendromu gibi) ağız tadının anormalleşmesine yol açabilir.

İlaçlar

Aşağıdaki listede bulunan ilaçlar ağızda metal tadına yol açar. Bu listede bulunan ilaçlar dışında da bazı ilaçların tat duyusunu etkilediğini unutmayın.

Antibiyotik: Trimetoprim, sulfametoksazol, klaritromisin, metronidazol, etionamid

Diyabet İlaçları: Metformin

Kalp ve Tansiyon İlaçları: Enalapril kaptopril, nifedipin, propafenon, amiodaron

Kanser İlaçları: Sisplatin, karboplatin, letrozol, levamizol

Tiroid İlaçları: Propylthioracil, metimazol, carbimazole, radyoaktif iyot

Artrit İlaçları: Auranofin, altın sodyum tiyomalat, aurothioglucose, penisilamin, sulindak

Osteoporoz İlaçları: Teriparatid, D vitamini takviyesi

Glokom İlaçları: Asetazolamid, methazolamide

Mide Yanması İlaçları: Dexlansoprazole

Diğer İlaçlar: Potasyum iyodür, interferon, lityum, fomepizol, mikofenolat, demir takviyeleri, östrojen takviyesi, disulfiram, griseofulvin, methocarbamol

Sinir Sistemi Hastalıkları

Sinir sistemi hastalıkları kokuyu ve kokuyla bağlantılı olan tat almayı etkileyebilir. Koku alma duyusunda yaşanan zayıflama ağızda değişik tatların oluşmasına veya tat alma duyusunun azalmasına yol açar.

Hamilelik

Hamilelik döneminde yaşanan hormon değişiklikleri özellikle gebeliğin ilk haftalarında ağız tadını da değiştirebilir.

Metal Artışı

Bakır ve demir gibi metallerin vücutta yüksek olması ağızda metalik tat hissi yaratabilir..

Alerjiler

Burun tıkanıklığına veya akıntısına yol açan alerjiler tat almayı mutlaka etkiler. Alerji sırasında histamin salınımı koku ve tat alma duyusunu değiştirebilir.

Solunan Maddeler

Sigara içmek tat almayı zayıflatır ve ağızda metal tadına neden olabilir. Uzun süre solunan kirli havada tat almayı olumsuz yönde etkileyecektir.


dis_hekimlerine_sorulan_sorular.png
24/Haz/2015

İmplantı olan biri MR çektirebilir mi ?

Dental implantların üretildiği malzeme olan titanyum , manyetik alan tepkisi olmayan bir malzemedir. Bu sebepten ötürü implantlarla MR çektirilmesinde hiç bir sakınca yoktur.

Diş Eti Hastalıklarının Genetik Yönü…

Yapılan araştırmalarda çıkan sonuca göre; diş eti hastalıklarında %30 oranında genetik bir etken vardır. Aynı zamanda ağız bakımının kötü olması ile dişeti hastalığının gelişme olasılığını da ciddi oranda etkiler. Ailede dişeti problemi olan bir kişi mutlaka diş eti hastalıkları uzmanına (periodontal uzman) a düzenli muayene olmalıdır.

En İyi Diş Fırçası Nasıl Seçilir?

En iyi diş fırçası aslında kişiye özgü seçilen fırçadır. En iyisi kişinin kendi dişleri ve çene yapını göre belirlenmiş olan fırçadır.

Bu nedenle diş fırçası seçerken bir diş hekiminden yardım alınmalıdır.

Çünkü iyi diş fırçası seçmenin çok fazla kriteri vardır. Bu yüzden bu kriterleri iyi analiz edebilecek bir diş hekimi tarafından doğru diş fırçası seçilmelidir.

Diş fırçası seçilirken;

  • Diş fırçasına özel hususlar,
  • Diş fırçasının sap kısmının ergonomisi,
  • Diş fırçasının kıllarının oturduğu baş kısmının boyutları,
  • Diş fırçasının kıllarının çapı,
  • Diş fırçasının kıllarının esnekliği,
  • Diş fırçasının kıllarının materyali,
  • Kişiye özgü hususlar,
  • Çene kemiğinin büyüklüğü ve asimetrik durumları,
  • Diş etinin yapısı, rengi,
  • Diş etinin miktarı özellikle yapışık diş eti miktarı,
  • Dişlerin yapısı özellikle mine tabakasının yapısı,
  • Dişlerin boyutları,
  • Dişlerin arasındaki ilişkileri, dişler arası mesafelerin fazla olması veya çok sıkışık olması,
  • Dişlerin yüzeyinin aşınmış olması veya dişler üzerinde çatlak olması,
  • Ağızda ki çürük miktarı veya dolgu sayısı,
  • Diş teli veya protez kullanımının olması,
  • Tükürüğün yapısı ve içerik özellikleri,
  • Kişinin kullandığı suyun içinde ki flour oranı,
  • Kişinin beslenme şekli,
  • Diş fırçalama sıklığı…

 

 

 

 

 

 

 


floridli_dis_macunu.jpg
24/Haz/2015

1940 ların başında suların floridlendirilmesinin keşfinden sonra çürükten korumada floridlerin kullanımı en popüler yöntemlerden biri olmuştur. Ancak ağız sağlığını iyileştirilmesinde kullanılan flor iyonları çürüğe karşı koruyucu etkilerinin yanında floroz gelişme riskini de içerisinde barındırır. Bu açıdan çocuklarda flor iyonu taşıyan ürünlerin kullanımının takibi önemlidir. Günümüz çocukları yarar ve zararları arasında ki dengenin tam kesinlik kazanmadığı flor iyonunu çok çeşitli kaynaklardan alabilmektedir.

Çocuklarda çürükten korunmada kullanılan florid içeren ağız sağlığı ürünlerinin güvenirliği üzerinde özellikle son yıllarda giderek artan biçimde tartışmaların gündeme gelmesi birçok ülkeyi olası toksik etkilere karşı florid kullanımı konusunda farklı yaklaşımlara yönelmiştir.

Bu derleme, floridli diş macunlarının kullanımı üzerinde ki tartışmalara yönelik olarak flor iyonunun metabolizma üzerinde ki etkileri ve olası toksik etkileri esas alınarak bu alanda yapılan çalışmaların sunulmasını amaçlamaktadır.

Flor iyonu kaynakları ve emilimi

florurAğız yolu ile alınan floridin ana kaynakları arasında su, diğer beslenme kaynakları (çay, floridli su ile hazırlanan yiyecek ve içecekler), floridli tablet/damlalar, özellikle ABD ve İngiltere de yaygın olarak kullanılan çeşitli preparatlar, çocuklar tarafından istemsiz yutulan floridli diş macunları ve gargaralar sayılabilir. Bununla birlikte, bazı bireyler işleri gereği veya tedavi dozu olarak (otoskleroz ve osteoporoz tedavisinde) flor iyonunsa maruz kalırlar.

Bir florid parçası yutulduğunda, bazı flor iyonları ağızda ve dişlerde iyon değişimi yoluyla tutunurken, çoğu iyonize olmamış hidrojen florid şeklinde mide ve ince barsaktan %100 emilir. Emilen flor iyonu miktarını bir dizi değişken etkiler, bunlar aeasında floridin tipi, yaş, pH koşulları, magnezyum, kalsiyum ve diğer iyon konsantrasyonları sayılabilir. Sürekli kullanılan floridli preparatlın vücutta oluşturduğu etkiler, sürekli floridli içme suyu tüketilmesi ile benzerdir.

Diş macunun arkasında kulllanım uyarılarında yutulmamamsı ve “bezelye” büyüklüğünde kullanılması yazılmış olsa da, reklamlarda fırça boyutlarında tepeleme uzanan şekilde vurgulanmaktadır, üreticiler  köpüren, meyveli, şekerli tatları satışa sunmaktadır. Çocukların kullanıldığı çekici reklamlarda ki tatlar yutma refleksinin zayıf geliştiği küçük çocuklarda tehlikeli olup, fırçalarına devamlı büyük miktarda macun sıkarlar. Çocukların hergün ciddi miktarda floridi yalnızca yuttuğunu macunla aldığını gösteren çalışmlar sürpriz değildir. Journal of Public Health Dentistry’ye göre hemen hemen tüm araştırıcılar bazı çocukların önerilen total günlük dozun üzerinde floridi yalnızca diş macunundan yuttuklarını belitmişleridr.

Bazı bireylerde floridli diş macunu kullanımı ağız çevresinde ki dermatiti şiddetlendirebilir(ağız çevresinde ki ciltte rozase benzeri bir kızarıklık) Genellikle 20-50 yaşları arasında ki kadınlarda görülen bu semptomların florid içermeyen bir macunun kullanılması ile birkaç hafta içerisinde düzelebilir. Macunlarda ki floridin stomatite de yol açabileceği bildirilmiştir. Ancak en önemlisi fazla miktarda yutulması kan şekeri ve insülin oranlarında etki oluşturabilmektedir.

Flor iyonunun vücuda girmesinin sağlık üzerine olan etkileri yıllar içerisinde birçok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Ancak bu araştırmaların metodolojilerin bile tam olarak netlik kazanmamış olması bu alanda karşılaşılan güçlükleri ortaya koymaktadır.

SAĞLIK ÜZERİNE OLAN ETKİLER…

Diş Çürüğü:

denrplus_cocuk_dis_sagligiFlor iyonu ile diş çürüğü arasında ki kompleks ilişki henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da, mevcut halde üç ana yolla etkiler, gelişim sırasında minenin kimyasal yapısını iyileştirmesi, asit ataklara daha dirençli hale getirmesi, iyi kalitede mine kristal remineralizasyonun desteklenmesi ve plak bakterilerinin asit üretme becerilerinin azaltılması yolu ile olabilir.

Floridli diş macunlarının 1960’larda keşfinden sonra kullanımlarının yaygın hale gelmesi ile çürükten korunmada ki etkinliği sosyal sınıflar arasında ki farklılığa bağlı olarak değişiklik göstermiştir. ABD’de yaşayan çocuklar arasında İngiltere’ye oranla daha fazla dental floroz görülmüştür. Suların floridlendiği bölgelerde çocukların %7-36 kadarına çocuk doktorları tarafından uygun olmayacak biçimde reçetelendirilmiş florid tabletleri kullandırılmıştır. İsteğe bağlı kullanılan floridli ürünlerin, florozda ki etkinliğinin yüksek olduğunu belirterek ABD’de düşük florür içeren diş macunlarında olduğu belirtilmiştir.

Kemik Sağlığı:

Suların floridlerin bölgelerde yaşayanların belirli anotomik kemik kırıkları epifiz kaymalarını ve osteosklerozu içerir.

Kanser:

Kansere yol açan bir çok genetoksik etken direk yada diğer mekanizmalar ile etkilidir. Mesela hücre bölünmesini uyararak. Bütün olarak bakıldığında, floridin insanda genetoksik olabileceği kanıtı bulunamamıştır. Yine de floridin osteoblastlar üzerinde olası miktocenik etkilerine karşı yaygınlığının araştırılması ve tedbirin elden bırakılmaması gerekmektedir.


dişçi_korkusu.jpg
21/Eki/2014

Diş ve ağız bakımının önemi gün geçtikçe önem kazanıyor. Güzel gülüşlere sahip olmak isteyen, ağız sağlığının önemini bilen ve bilinçaltlarında yer alan diş hekimi fobisini kırmak için mücadele etmeyi seçmeliler. Teknolojik imkanların gelişmesi, fiziki mekanların daha iyi olması ile diş hekimleri artık daha sevimli ve az korkunç olmaktadırlar. Korkuların nedenleri ve giderilmesi konusunda hem hastaların, hem de hekimlerin neler yapması gerektiğinden bahsedelim.

Türkiye’de çocukların % 80-90’nı diş hekiminden korkuyor.Bunun sebebi…

Anne babalardan duyulan yanlış ve eski tecrübeler, doktor ve iğne olma fobisi, bilgisizlik, diş hekimi muayenehanesinde karşılaşılan sesli ve çocuğun daha önceden görmediği ve kendine zarar verebileceğini düşündüğü bir takım cihazlar, güvensizlik, sayabileceğimiz çocukların diş hekimi korkusu nedenlerinden birkaçıdır.

Bu oran dünya üzerindeki yetişkinlerde % 10 seviyelerinde. Demek ki sadece çocuklarla ilgili değil…

Erişkinin daha önce ki yıllarda yaşadığı kötü deneyimler, kulaktan dolma yanlış bilgiler, söylentiler, teknik donanım ve çalışma yöntemlerinin bilinmemesi ve yıllık ağız kontrollerinin yapılmaması nedeniyle takip edilememesi, yetişkinlerin de korkularını yenemediklerini göstermektedir.

Yaşanan bu korkuların altında eskiden zor imkanlarla yapılıyor olmasının da rolü vardır…

Diş muayenehane donanımları, hastada sağlanan tam bir uyuşma, hastanın tedavisinde teknik donanım örneğin çok daha hızlı devir sayısı ile çalışan gelişmiş cihazlar, röntgen tetkikleri, ağız içi kameralar eskiden var olmayan teknik donanımlardı. Zorluklar ve imkansızlıklar içinde yapılan hizmetler korku sebebi olmuş olabilir.

Diş hekimi korkusu;  yaşayan bazı kimselerde kalp çarpıntısı ve mide bulantısı gibi fiziksel etkiler görülüyor. Bunu hekim; fark ederek desteklemek zorundadır…

Hekim ve ekibi, hastası fazla korkuyorsa onu rahatlatmak ve desteklemek için zaman ayırmak zorundadır. Hastanın yüz ifadesinden, kurduğu iletişim eksikliğinden, ondaki fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar kolayca gözlenir.

Kişide çarpıntı veya tansiyon yükselmesi önceden fark edilmelidir…

Hastanın alınan anemnezinde daha önceden kronik bir tansiyon hastası olup olmadığı sorgulanır. Gerekli görülürse doktoru ile kontak kurulur. Sürekli aldığı bir tansiyon ilacı varsa o gün alıp almadığı sorulup, sadece o anda korkuya bağlı bir tansiyon artışı ise hastayı konuşarak ikna ve rahatlama sonrası tedaviye başlarız. Eğer hala yüksek tansiyon tespit edilirse bu bir tanışma seansı olarak kabul edilir ve tedavi bir sonraki seansa ertelenebilir.

Gelen kişilere yaşadıkları korkunun aslında gereksiz bir korku olduğunu anlamalarını sağlamak gerekmektedir…

Hasta tedavisine başlamada diş hekimi ona gererken güveni verebilmişse hastaya yapılan ilk müdahale sonunda; bu bir çocukta olabilir, hasta artık diş tedavisinin hiçte korkulacak bir olay olmadığını bilmektedir. İyi bir uyuşma sonrasında ağrı, acı duymadığını anladığında artık doktoruna tam olarak teslim olur ve koltuğa bir sonra ki seans artık daha rahat oturur. Bir diş hekimi, hastalarıyla güvene dayalı bir ilişki geliştirmek için mizah duygusunun önemli olduğunu bilir.

Her ne sebeple olsun ihtiyaç olduğu halde kaçışlar aslında durumu zorlaştırır…

dişçi_korkusu2Diş Hekiminden kaçış olayı ertelemek tek seansta halledilebilecek basit bir dolgu iken, daha çok vakit harcayarak maddi olarak da daha külfetli bir hale sokar. Arada,  tedavide gecikme yanda ki dişlere de sorunun yansımasına sebep olabilr.

Bu kaçışlarda genelde yanlış duyumların, abartılı anlatımların etkisi büyüktür…

Dostlarından ya da iş arkadaşlarından duyulan diş hekimiyle ilgili (dehşet) öyküleri, söylentiler diş hekimine gitme konusunda korku ve endişeleri arttırır. Hele bir de (tam uyuşmamıştım) şeklinde kötü bir deneyim yaşamışlarsa güvenlerini tamamen yitirirler.

Yanlış tecrübelerin de rolü de yok değildir…

Tam uyuşamama, hatalı restorasyonlar, kanal tedavisiyle ilgili yanlış bilgiler veya hatalı bir kanal tedavisinin seanslar boyu sürmesi, zor çıkarılan eski kronlar hastanın hafızasından pekte kolay silinemez.

Yanlış ve acı bir deneyim yaşayan kişi bu durumun üstesinden gelebilir…

Bu tamamen yeni karşılaşacağı, güven duyabileceği, onu rahatlatabilecek, destekleyecek, zaman ayırmaya uygun yeni bir hekimle tanışana kadar sürebilir.

O halde diş hekimi ile hastanın güven ilişkisi çok önemlidir…

Güven bu konuda ilk adımdır. Diğerleri arkadan gelecektir. Hasta doktoru nereye giderseniz gidin senelerce izleyecektir.

Doğru diş hekimi …

Dürüst, güvenilir, hasta psikolojisinden anlayan, deneyimli, hastaya yeterince zaman ayıran, günceli izleyen, insancıl, hijyen kuralarına uyan, teknik donanıma önem veren gibi özellikler… Daha da ilave edilebilir.

Tüm aile bireylerinin bir nevi aile hekimi gibi diş hekiminden de ortak hizmet almaları güven oluşturmada etkili olabilir…

 Aile hekimi gerekli gördüğü vakayı uzman bir diş hekimine de yönlendirerek hastanın en ideal tedaviyi görmesini sağlayabilir.

Eskiden korku üzerine kurulan kültürün üyeleri olarak “Yaramazlık yaparsan seni dişçiye götürürüm” gibi söylemleri sık duyardık. Bunlarda bilinçaltında korkuya neden oluyor…
Oluyor. Bu söylentiler hastanın kulağının bir yerlerinde hep kalıyor, ta ki güvenebileceği bir hekimle karşılaşana kadar…

Bu tür yanlış anlayışların gelişmesini önlemek bakımından ilk temasın, ilk randevunun önemi büyük olsa gerektir…

Hastayı kazanmak ve uzun yıllar devam eden birliktelikler o güne ve dopru tedavi uygulamasına bağlıdır.

Diş hekimi fobisi nedeniyle diş hekiminden  kaçan kişiler ileri boyutta  ağız ve diş sağlığı sorunları yaşayabilirler…

Çürükler, dişeti hastalıkları ki bu ilerde ciddi diş kayıplarına yol açabilir, diş taşları,gömük dişler, kırık resterasyonların yumuşak dokularda yol açacağı ağız içi yaralar gibi sorunlar yaşarlar.

Ağız ve diş temizliği konusu yeterince bilinip önem verilmelidir…

Ağız ve diş temizliği konusu; ülkemizde son derece ihmal edilen bir konu… Sağlıklı bir ağız için öncelikle kişi doğru temizlik nasıl yapılır, bilmeli ve uygulamalıdır…


alzeimer.jpg
23/Eyl/2014

Dişleri her gün en az iki kez fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, Alzheimer riskini önemli oranda azalttığı ortaya çıkarıldı.

Sevgili okurlarım; Alzheimerın günümüzde çok önemli rolü olduğunu hepimiz biliyoruz.  Geçen ay; “Journal of Alzheimer’s Disease” dergisinde yayımlanan çalışmada İngiliz bilim adamları, periodontal (dişeti) hastalıkların Alzheimer riskini artırdığına dair kanıt buldu. Ve bu bilgileri sizlerle bu ay paylaşmak istedim…

İyi bir ağız hijyeni bireyin yaşam kalitesini önemli derecede etkiler, yetersiz oral hijyen ise ağrıya neden olur ve diş kaybına yol açabilir; yemeyi ve gülümsemeyi etkileyebilir.

Her 10 Alzheimer hastasından 4’ünün beyninde dişeti iltihabına neden olan Porphyromonas gingivalis bakterisine rastladıklarını belirten bilim adamları, kan dolaşımına karışan bakterinin kolayca beyne yerleşebildiğine ve sinir hücrelerinin zarar görmesine neden olduğuna dikkati çekti.

Araştırmacılar, katılımcılardan alınan kan örneklerinde bedenin P. gingivalis bakterisi ile savaşmak için ürettiği antikor düzeyini ölçtü. Antikor düzeyi yüksek olan kişilerin, Alzheimer’e yakalanma riskinin 9 kat daha fazla olduğu belirlendi.

Bakterinin beyindeki glial hücrelerinin iltihaplanmasına yol açarak Alzheimer riskini artırdığı sanılıyor.

Dişetlerinde kanama, kızarıklık, şişme ve hassasiyet gibi belirtilen gösteren dişeti iltihabı, diş kaybına neden oluyor.

Bilim adamları, dişeti iltihabını engellemek için dişlerin her gün en az iki kere iki dakikalığına fırçalanması, her gün en az bir kez diş ipi kullanılması, yılda en az iki kez diş hekimi kontrolünden geçilmesi ve sigaranın bırakılması gerektiğini belirtiyor.

İlk kez 1906 yılında Alman bilim adamı Alois Alzheimer tarafından tanımlanan ve 65 yaş üstü kişilerde beyin dokularında ağır hasara neden olan Alzheimer hastalığının hala etkili bir tedavisi bulunmuyor. Dünyada 30 milyondan fazla Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor.

Dişlerin günlük bakımı

Demansın erken safhaları ;
Demanslı birey erken safhalarda dişlerini temizleyebilme kabiliyetine sahiptir. Ancak bireylerin bu konuda uyarılmaları ve denetlenmeleri gerekmektedir. Yardıma ihtiyaç duyduklarında fırça ve diş macunu verilerek ne yapacakları anlatılmalıdır.
El becerisi azaldıkça elektrikli diş fırçaları kullanılabilir.

Demansın sonraki safhaları

Demans ilerledikçe birey dişlerini temizleyebilme becerisini veya bu konuya ilgisini kaybedebilir. Diş hekimi veya oral hijyenist bir başka bireyin dişlerinin nasıl temizleneceği ile ilgili desteği ve rehberliği sağlayabilmektedir. Teknik daha çok bireyin ilgisine bağlıdır. Genellikle en kolay yöntem bireyin sandalyeye oturup bakıcısının arkaya geçmesiyle sağlanır. Bakıcı, hastanın vücudunu destekleyerek başını kollarının arasına alıp nemli bir fırça ve az miktarda macun kullanımı ile dişlerin temizliğini gerçekleştirir.

İlaçlar ve dental hastalık ;
Demanslı bireyler bazen antidepresan, sedatif ve antipsikotik ilaçlar kullanmaktadır. Bu ilaçların yan etkilerinden biri de ağız kuruluğudur. Bu, protezler ile ilgili rahatsızlık ve gevşemeyi de içeren sorunlara yol açabilir. Protez tutucuları ve yapay tükürük, protezleri ile ilgili problemleri olan bireylere yardımcı olabilir. Bu konuda bir diş hekiminden yardım alınabilir.

Tükürük yalnızca kayganlaştırıcı etkiye sahip değildir, aynı zamanda dişleri temizleyerek plak oluşumunu da önler. Eksikliği plak birikimine, diş eti hastalıklarına ve özellikle dişlerin boyun kısımlarında oluşan diş çürüklerine yol açmaktadır. Bu sorunlar dişlerin kırılmasına yol açar.

Dental tedavi ve demans

Demans ilerledikçe birey ;

• Dişlerini etkin bir şekilde temizleyememeye,
• Dişlerinin sürekli temiz tutulması gerektiğini anlamamaya,
• Özel dental tedavi ihtiyacını belirtememeye,
• Ağrıyı da içeren dental semptomları ifade edememeye,
• Tedavi hakkındaki karar verme sürecine dahil olamamaya,
• Tedaviyi onaylayıp onaylamadığını belirtememeye,
• Dental tedavinin olumlu sonuçlarını hissedememeye,
başlar.

Tedavinin planlanması

Diş hekimi, demanslı kişi, ailesi veya bakıcısı ile görüşerek en iyi tedavi planına karar verecektir.
Üzerinde durulması gereken konular şunlardır:

• Demanslı bireyin bağımsızlık düzeyi, kooperasyonu, bilinç ve fiziksel durumu
• Eğer varsa, ne tür semptomlar görüldüğü
• Tedaviye rızasının olup olmadığını ifade edebilirliği
Tüm bu sorunlar çözüldüğünde diş hekimi ne tür bir tedavi uygulayacağına karar verebilecektir. Kişinin düzenli olarak veya yılda bir kez görülmesine karar verilebilir.

Tedaviyi kabul etme

Demanslı bireye, dental tedavi ile ilgili karar verme veya verilen kararlara katılma fırsatı verilmesi önemlidir.
Diş hekimi, eğer gerekli ise basit terimler kullanarak, ne yapacağını ve neden yapacağını açıklamalıdır. Seçenekler sunulmalıdır, sorular evet veya hayır şeklinde yanıtlanmalıdır.

Dental tedavinin şekilleri

• Demansın erken safhaları
Demansın erken safhalarında dental bakımın birçok şekli uygulanabilir. Diş hekimi, demanslı kişinin ilerleyen evrelerde diş bakımını yapamayacağını göz önünde bulundurarak tedaviyi planlamalıdır. Kilit noktalardaki dişler belirlenip restore edilmelidir.
• Demansın ara safhaları
Bu zaman zarfında, demanslı bireyler sıkça fiziksel olarak sağlıklıdır ancak el becerilerini  kaybedilmiştir. Dental tedavide restorasyon planlamalarından ziyade başka dental sorunlardan korunmaya yönelik kararların alınması beklenir.
Dental tedavi için bazı kişilerde sedasyon veya genel anestezi gerekebilir. Karar bireyin kooperasyonu, dental tedavi ihtiyacı, genel sağlık ve sosyal destek gibi durumlar göz önünde bulundurularak verilir.
Demansın ilerlemiş safhaları
Demansın ilerlemiş safhalarında ise kişinin bilinci ciddi bir biçimde zarar görmüştür ve sıklıkla da güçsüz ve zayıftır.
Bu dönemde tedavi oral hastalıktan korunma, oral sağlığın devamı ve acil tedavi uygulamaları odaklıdır.

alzheimer4Protezin kullanılması

Demanslı bireylerde tanıdık olmayan çevrelerde protez kaybı yaygındır. Kayıp protezlerin yenilenmesinde problem yaşanabilir. Kişi uzun bir süredir protez kullanmıyorsa nasıl kullandığını unutabilir veya yeni proteze uyum sağlayamayabilir.

Ayrıca, kişi yeni protezler takılırken diş hekimi ile kooperasyon kuramayabilir. Bu tür bir durumda bakıcısının müdahalesi (elini tutma, konuşma) tek ihtiyaç duyduğu şey olabilmektedir. Kooperasyon sınırlı ise gerçekçi davranılıp en azından estetik görünüş için yalnızca üst çene protez yapımı gibi bir çözüm tercih edilebilir. Nihayetinde, bir çok demans hastası eskiden problem yaşamadan protez kullanmış olsalar bile ağızlarındaki proteze tahammül edemedikleri bir noktaya gelmektedir.








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87