DENTPLUS

BLOG



implant_bursa2.jpg
30/May/2016

Çene eklemi(TME) rahatsızlıkları, toplumda her yaşta görülebilmekle beraber, daha çok genç insanları etkileyebilen hastalıklardandır. Kimi zaman uzun yıllar, klinik bir belirti vermeden, sadece bir ses olarak ortaya çıkabilse de, kimi zamanda insanları canından bezdiren ağrılarla karakterizedir.

TME (çene eklemi) rahatsızlıkları, kulak çınlamasından, baş ağrısına, basit bir eklem sesinden çenede kilitlenmeye kadar değişik belirtiler ile karakterizedir. Bunun sonucu olarak, hastalar kulak burun boğaz uzmanından, nöroloji uzmanına, çene cerrahından, fizik tedavi uzmanına kadar değişik hekimlerle iletişime geçerek dertlerine çare aralar. Ancak; multidisipliner yaklaşımlar; bir protez uzmanının oklüzyon (dişlerin kapanışı) ve dikey boyut değerlendirmesi olmadan eksik kalabilir.

Temporomandibular eklem (TME); vücutta menteşe hareketi ile birlikte, kayma hareketi yapabilen tek eklem tipidir. TME disfonksiyonlarına (çene eklemi rahatsızlıklarına) rastlanan hastalarda, çoğunlukla eklem ve çevresinde ağrı, eklemde tıkırtı sesi, kaslarda hassasiyet ve ağrı, baş ağrısı ve çene hareketlerinde kısıtlılık gibi bulgulara rastlanmaktadır. Kaslarda ki rahatsızlıklar, çene eklemini etkileyebildiği gibi, eklem ve dişe ait bozukluklar da çevre dokuları, özellikle kasları fazlasıyla etkilemektedir.

TME hastalıklarının(Çene eklem hastalıkları) tedavi seçenekleri;

  1. Okluzal Splint tedavisi
  2. Fizik tedavi
  3. Farmakolojik tedavi
  4. Psikiyatrik destek tedavisi seçeneklerinden biri veya bir kaçıdır.

Kliniğimizde; çene yüz protez uzmanımız tarafından, hastaların endikasyonlarına ve ihtiyaçlarına göre bu tedaviler yapılmaktadır.

Dr. Fuat Noyun

Çene ve Yüz Protez Uzmanı


ene-Eklem_egzersizleri.jpg
30/Mar/2016

Temporomandibular eklem, insan vücudunun en önemli eklemlerinden olmasına rağmen gerek hekimler, gerekse hastalar tarafından fazlasıyla ihmal edilmiş bir organımızdır. Temporomandibular eklem, oldukça karışık fakat uyumlu çalışan yapısının yardımıyla ısırmadan çiğnemeye, iplik kesmeden, fındık kırmaya, şarkı söylemeden, ıslık çalmaya, konuşmaya kadar pek çok işlevde rol almaktadır. Yarım tona ulaşan sıkma gücüne sahip olan çene eklemi, günde 1500-2000 defa hareket ederek organizmanın en çok kullanılan eklemlerinden birini oluşturmaktadır.

Çene-Eklem_egzersizleri2

Temporomandibular eklem, vücutta menteşe hareketi ile birlikte kayma hareketi yapabilen tek eklem tipidir. Hastalar çoğunlukla eklem ve çevresinde, ağrı, eklemde tıkırtı sesi ve kaslarda hassasiyet gibi şikayetlerle kliniklere baş vurmaktadır. Bazılarında baş ağrısı, kulak ağrısı ve çene hareketlerinde kısıtlanma gibi bulgulara rastlanmaktadır.


cene_eklemi_bas_agrisi.jpg
28/Haz/2015

Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz?
Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir. Bu durum toplumda yetişkin bireylerin büyük bir çoğunluğunda gözlemlenmekte ve genellikle çeşitli olumsuz semptomlar ortaya çıkmadan farkına varılamamaktadır. Hastayı hekime getiren durumlar arasında dişlerde hassasiyet, aşınma, sallanma ve kırılma, diş sinirlerinde nekroz, çevre dokularda yaralanma, temporomandibular rahatsızlıklar, baş ağrısı ve fonksiyon bozukluğu sayılabilmektedir. Çocuklarda gözlemlenen diş sıkma ve gıcırdatma ise, normal bir süreç olarak kabul edilerek değerlendirilir.

Diş Sıkma ve Gıcırdatmanın Nedenleri
Diş sıkma ve gıcırdatmanın birçok nedeni vardır ve bu nedenler arasında; stres ve kişisel özellikler, uyku düzeni, uyku esnasındaki solunum bozuklukları, travmatik yaralanmalar, merkezi sinir sistemi rahatsızlıkları, yasadışı ilaç kullanımı, ilaç tedavileri, alkol, kafein ve sigara kullanımı gibi faktörler sayılabilmektedir.

TME, çene ekleminin ve kaslarının birlikte düzgün çalışmamasından kaynaklanan semptomları tanımlamak için kullanılan popüler bir terimdir.

TME, temporomandibular eklemin kısaltmasıdır ve çene kemiğinin kafatası ile yaptığı eklemi tarif eder. Çiğneme kaslar,çiğneme ve yutma gibi fonksyonları mümkün kılmak için, boyun ve sırt kasları ile birlikte çalışır. Tüm bu eklem ve kaslarda fonksyon bozukluğu olduğunda bir takım problemlere yol açarlar.

TME’İN GELİŞİMİ NASILDIR?

Düzgün fonksyon gösterebilmesi için kaslarınızın ve eklemlerinizin bir arada çalışması gerekir. Bunların herhangi birindeki problem TME hastalığına yol açabilir. Örneğin; stresin yol açtığı diş gıcırdatma ve diş sıkma, çene kaslarında aşırı kasılmalara yol açar ve TME’e aşırı basınç uygular. Travma ve artrit gibi hastalıklar eklemde direkt hasara yol açarlar yada kaslarda ve ligamanlarda yırtılmaya neden olabilirler. Sonuç olarak “disk” denilen, eklem içinde yastık vazifesi gören kıkırdak yapının yer değiştirmesine neden olabilirler.

TME BULGULARI NELERDİR?

Eklem hareketi esnasında klik sesi, çıtırtı sesi, eklem etrafında ağrı, zayıflık, eklem kilitlenmesi ya da hareket kısıtlılığı, ısırmada ve ısırma hissinde değişiklik gibi bulgular olabilir.
Eklem hareketi esnasında duyulan klik ya da çıtırtı sesi, diskin yerinden kaydığının bir belirtisidir ve eklemin içe ve dışa oynadığını gösterir. Bazen hastalar, çene eklemi ile ilgili değilmiş gibi görünen şikâyetlerden yakınırlar. Örn; sinüs tipi baş ağrıları, kulak ağrısı, baş dönmesi, boyun ve ense ağrısı. Genellikle bu semptomlara neden olan şey, uyku esnasında kişinin istemsiz olarak dişlerini sıkması ya da gıcırdatmasıdır.

TME NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Öncelikli hedefler kas spazmını ve eklem ağrısını ortadan kaldırmaktır. Bunun için ağrı kesiciler ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Daha sonra kasları rahatlatıcı splint dediğimiz çeşitli apareyler uygulanır. Kas istirahat boyutuna alınır ve kaslar rahatlatılır. Bu tedaviyle hastanın kaslarının uygun pozisyonununa ulaşılır ve ve hasta bir süre de bu boyutta rahtalatılarak tedavinin devamlılığı sağlanır. Bazı zamanlar da bu tedavi seçeneklerinin fayda etmediği durumlar da olabilir işte bu durumlarda eklem içine steroidli ilaçlar enjekte edilerek ağrı ve enflamasyon azaltılabilir.

Dr.Fuat NOYUN        

Çene Yüz Protez Uzmanı
 


dis_sikma_bursa.jpg
11/Şub/2015

 Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz ?

Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir. Bu durum toplumda yetişkin bireylerin büyük bir çoğunluğunda gözlemlenmekte ve genellikle çeşitli olumsuz semptomlar ortaya çıkmadan farkına varılamamaktadır. Hastayı hekime getiren durumlar arasında dişlerde hassasiyet, aşınma, sallanma ve kırılma, diş sinirlerinde nekroz, çevre dokularda yaralanma, temporomandibular rahatsızlıklar, baş ağrısı ve fonksiyon bozukluğu sayılabilmektedir. Çocuklarda gözlemlenen diş sıkma ve gıcırdatma ise, normal bir süreç olarak kabul edilerek değerlendirilir.

Diş Sıkma ve Gıcırdatmanın Nedenleri

Diş sıkma ve gıcırdatmanın birçok nedeni vardır ve bu nedenler arasında; stres ve kişisel özellikler, uyku düzeni, uyku esnasındaki solunum bozuklukları, travmatik yaralanmalar, merkezi sinir sistemi rahatsızlıkları, yasadışı ilaç kullanımı, ilaç tedavileri, alkol, kafein ve sigara kullanımı gibi faktörler sayılabilmektedir.

TME, çene ekleminin ve kaslarının birlikte düzgün çalışmamasından kaynaklanan semptomları tanımlamak için kullanılan popüler bir terimdir.

TME, temporomandibular eklemin kısaltmasıdır ve çene kemiğinin kafatası ile yaptığı eklemi tarif eder. Çiğneme kaslar,çiğneme ve yutma gibi fonksyonları mümkün kılmak için, boyun ve sırt kasları ile birlikte çalışır. Tüm bu eklem ve kaslarda fonksyon bozukluğu olduğunda bir takım problemlere yol açarlar.

TME’İN GELİŞİMİ NASILDIR ?

Düzgün fonksyon gösterebilmesi için kaslarınızın ve eklemlerinizin bir arada çalışması gerekir. Bunların herhangi birindeki problem TME hastalığına yol açabilir. Örneğin; stresin yol açtığı diş gıcırdatma ve diş sıkma, çene kaslarında aşırı kasılmalara yol açar ve TME’e aşırı basınç uygular. Travma ve artrit gibi hastalıklar eklemde direkt hasara yol açarlar yada kaslarda ve ligamanlarda yırtılmaya neden olabilirler. Sonuç olarak “disk” denilen, eklem içinde yastık vazifesi gören kıkırdak yapının yer değiştirmesine neden olabilirler.

TME BULGULARI NELERDİR ?

Eklem hareketi esnasında klik sesi, çıtırtı sesi, eklem etrafında ağrı, zayıflık, eklem kilitlenmesi ya da hareket kısıtlılığı, ısırmada ve ısırma hissinde değişiklik gibi bulgular olabilir.
Eklem hareketi esnasında duyulan klik ya da çıtırtı sesi, diskin yerinden kaydığının bir belirtisidir ve eklemin içe ve dışa oynadığını gösterir. Bazen hastalar, çene eklemi ile ilgili değilmiş gibi görünen şikâyetlerden yakınırlar. Örn; sinüs tipi baş ağrıları, kulak ağrısı, baş dönmesi, boyun ve ense ağrısı. Genellikle bu semptomlara neden olan şey, uyku esnasında kişinin istemsiz olarak dişlerini sıkması ya da gıcırdatmasıdır.

TME NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Öncelikli hedefler kas spazmını ve eklem ağrısını ortadan kaldırmaktır. Bunun için ağrı kesiciler ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Eklem içine steroidli ilaçlar enjekte edilerek ağrı ve enflamasyon azaltılabilir. Kendi kendine tedavi de çok etkilidir ve şunları kapsar;

  • çene istirahati
  • yemek yemediğiniz zamanlarda çenenizi açık tutmak
  • yumuşak besinler yemek
  • buz ve sıcak uygulaması
  • çene egzersizi
  • pozisyon egzersizi

“Splint” denilen ısırma plağı uygulamasının yanında bazen stresle baş etme teknikleri (biyofeedback, psikiyatrik terapi, vs.) uygulanabilir. Isırma plağı, gece ateli, alt ve üst dişlerinize takılarak dişlerinizin ve çenenizin açık kalmasını sağlar ve böylece çiğneme kaslarının gevşemesini sağlar. Bunun sonucunda ağrınız azalır.

Çok değişik atel çeşitleri vardır. Gece ateli, diş sıkma ve diş gıcırdatma alışkanlığınızı durdurmaya yardımcı olarak kas spazmını engeller, eklem yüzeyini ve diski korumaya yardımcı olur.

Öne yerleşimli aparat, çenenizi öne doğru çekerek ısırma kaslarını gevşetir ve diskin doğru pozisyona gelmesine yardımcı olur. Bu aparatı bazı durumlarda 24 saat kullanmak gerekebilir.


saglıklı_dişler.jpg
23/Eyl/2014

Sağlıkla gelen güzellik…

Günümüzde kişinin dişlerini doğal haliyle sağlıklı ve estetik bir şekilde muhafaza edebilmesi mümkündür. Bu durum, iyi bir ağız bakımı ve sonucunda elde edilen  iyi ağız hijyeni, çürüğe karşı koruyucu bir önlem olarak florlu macunlar ve ağız gargaralarının kullanımı ve gelişmiş restoratif materyal ve teknikler aracılığıyla sağlıksız dişlerin doğala en yakın şekilde restorasyonu ile elde edilir.

Rutin diş hekimi muayenesi ülkemizde çok yaygın değildir. Bu sebeple erken dönemde teşhis edilemeyen bir çok ufak problem büyüyerek çözümü zor ya da imkansız hale gelmektedir. Estetik beklenti ile kişinin bir diş hekimine başvurmasıyla hekim bir çok problemi teşhis edip tedavi sürecine başlatabilir.

Dişhekimine bir diş ağrısı ya da şişmiş bir yüz gibi acil bir durum nedeniyle gidildiği dönemler çok eski değildir. Dişhekimi ziyaretleri sadece gereklilik nedeniyle gerçekleştirilmekte idi. Çoğunlukla bu ziyaretler sonrasındaki işlemler büyük restoratif çözümleri içeriyordu. Bunun aksine, dişhekimliğinde ki son gelişmeler bu ziyaretleri “isteğe bağlı” tedavilere dönüştürmüştür.

Estetik beklentiler, eskiden çok korkulan diş hekimi koltuğuna oturmayı, daha kabul edilebilir hale getirmiştir. Estetik dişhekimliği, birçok dişhekimi ve hasta için tamamen yeni bir dünya yaratmış ve yüzlerce, binlerce insanın yaşamını olumlu yönde etkilemiştir. Daha estetik ve güzel gülüşler birçok insanın psikolojisini ve sosyal yaşam kalitesini yükseltir. Benzer şekilde, günümüzde dişhekimliğinin; ağrı ve şişlik ile karakterize olan korkutucu imajı, az da olsa güzel gülümsemeler ve neşeli gülüşlerle gelişmiş ve estetik bir algılamaya dönüşmüştür.

Geçtiğimiz on yıl içerisinde, dişhekimlerinin tedavi protokollerinin büyük bir kısmı daha da fazla oranda estetik dişhekimliği uygulamaları içerir hale gelmiştir. Diş tedavisi ihtiyacı duyan bireylerin büyük bir çoğunluğunun aslında estetik yönden güzelleşmek arzusunda olduğu tahmin edilmektedir. “Güzel” olmanın “iyi” ve “başarılı” bir birey imajı yarattığı estetiğe önem veren bir toplumda, bireyler dişlerini, dolayısıyla dış görünümlerini daha da güzelleştirmek için kaynak ayırmaya hazırdır. İstenen sonucu elde etmek için beyazlatma, kompozit ve porselen laminat venerler gibi rutin işlemler yeterli olabilecektir.

Teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde bir hastanın görünüm ve gülüşünü hem sağlık hem de fonksiyon açısından konservatif yöntemlerle daha da iyileştirmek ve güçlendirmek mümkündür.

Kısaca; estetik diş hekimliği kişiye sağlıklı ve fonksyonel bir ağız yapısını, kişinin ve çevresinin estetik beklentisine uygun şekilde vermektir. Estetik diş hekimliği yaklaşımı; mümkün olan en doğal görünümlü diş dizisini,en sağlıklı ve fonksiyonel şekilde kişiye sunmaktır.Bütün bu amaçlar, günümüz teknolojisi sayesinde kullanılan materyaller ve tekniklerde ki gelişmeler sayesinde, artık mümkündür.

Dr. Fuat Noyun

Çene Yüz Protez Uzmanı

 

 








DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87