DENTPLUS

BLOG



estetik_dis_merkezi_bursa.jpg
24/Haz/2015

Estetik diş hekimliğinin popülaritesi arttıkça, daha fazla sayıda hasta estetik olmayan anterior diş dizsinin düzeltilmesi için çare aramaktadır. Çürük dişlerin basit biçimde restore edilmesiüzerinde odaklanmış olan ilgi, sağlıklı dişlerin görünümlerinin estetik yönden daha iyi hale getirilmesi için tedavi edilmesine yönelmiştir. Diş hekimliğine profosyonel yaklaşım süretle değişmiştir. Diş hekimliğinde kullanılan seramik ve yapıştırma materyallerinin gelişiminde ki ivmelenme, daha önce hayal bile edilemeyecek konservatif diş preparasyonları ve restoratif işlemleri mümkün hale getirmiştir. Bu yeni teknikler, diş hekiminin kozmetik yönden memnun edici sonuçlar elde etmesini sağlar. Güzel bir gülüşün hastalarımızın sosyal, psikilojik ve duygusal yaşamları üzerinde sahip olduğu olumlu etki, diş hekimlerini heyecanlandırmaktadır.

Estetik ve Fonksiyon

Estetik yaklaşımlarda hastanın kendine bakış açisi, kişiliği ve kişisel ilişkileri dikkate alınmalıdır. Ancak tüm bu faktörler değerlendirme ve tedavi planı içerisinde dahil edildiği zaman başarılı bir sonuç alabilmek mümkündür. Estetik ve kozmetik diş hekimliğinin Kapsamı o kadar geniştir ki; günümüzde dişlerin görünümü ile ilgili herşeyi içerisine almaktadır. Adeziv materyellerinde kaydedilen büyük gelişmeler neticesindediş hekimliğinin kapsamı sadece sağlık ve fonksiyon amaçlı uygulamalardan farklı olarak estetiği daha ön plana çıkaran bir diş hekimliği stiline ulaşmıştır. Ancak daha iyi bir estetik görünüm için çaba sarfederken, fonksiyon gereksinimlerinin dikkat alınması gerekliliği unutulmamalıdır. Sonuç olarak estetik diş hekimi, uyguladığı tedavinin estetik açısıdan memnun edici ve fonksiyonel olduğu kadar doku da olmasını sağlamak ile yükümlüdür. Estetik diş hekimliği, en saf haliyle diş hekimliği sanatıdır. Amaç fonksiyonu feda etmek değil, onu estetik tedaviler için temel olarak kullanmaktır. Diş hekimi dopal görünümlü, restoratif işlemler boyunca titizlikle kontrol edilmiş olan düzgün bir yumuşak doku mimarisi ile ahenk içerisinde bütünleşen restorasyonlar elde etmek için çaba sarfetmelidir.

Bu gereksinimler karşılandığında ve estetik ile fonsiyon arasında istenilen ilişki elde edildiğinde, hasta kendisini daha güzel hissedecektir. Dişin doğal morfolojik durumuna bağlı kalmak, başarılı estetik koşullarının ön koşuludur. Stomatognatik sistemin fonksiyonel mekanizmaları üzerinde yapılan araştırmalar, restoratif yaklaşımda iyi bir oklizyon ve ideal estetik sonuçkar elde edebilmek için diş morfolojisine sadık kalınması ve bir dizi değişkenlerin belirgin olmayan biçimde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Restarasyonların uzun süre fonksiyon görürken oklüzyon ve çiğneme kuvvetlerine karşı yeterli düzeyde dayanabilmesinden emin olabilmek için materyal ve teknikler dikkatli seçilmelidir.

Geçmişte fonksiyon ve estetik, restoratif işlemlerde sıklıkla birbirine rakip iki bileşen görünümünde idi. Genel kanıya göre, fonksiyonun sağlanması söz konusu olduğunda, estetikten ödün verilmesi gerekirdi; benzer biçimde estetik önem kazandığında ise, fonksiyon tehlikeye girerdi. Günümüzde her ikisini de aynı anda geliştirmek mümkün olduğundan bu standartlar artık geçerli değildir. Diş hekimliğinin en üst seviyesine ulaşmamızı sağlayan estetik diş hekimliği sayesinde doğal diş dizisinden ayırdedilmeyen restorasyonlar yaratılırken, estetik ve fonksiyonun başarıyla ve uyum içinde birarada uygulanması mümkün olur.


diş_estetiği_bursa.jpg
04/Oca/2015

Diş Eti Estetiği (Pembe estetik)

Gözümüze hoş ve güzel gelen, uyumlu ve temiz bir gülümseme oluşturmanın ilk adımı diş ve dişeti uyumunu  sağlamayı başarmaktır. Gülümsediğimiz zaman; gözüken dişeti miktarı, gülme estetiğinde

çok önemli bir rol oynamaktadır. Asimetrik ve uyumsuz dişeti kenarları, dişlerimizin düzensiz ve gülüş hattımızın eğri olduğu izlenimini oluşturabilir. Dişetlerimiz çekilmişse veya dişetlerimiz olduğundan fazla şiş ve uzun ise dişlerimiz olduğundan daha uzun veya kısa görünür. Bu olumsuz durumları gidermek, dişeti estetiği uygulamaları sayesinde mümkün olmaktadır.

Enflamasyon  nedeniyle şiş ve kırmızı olan dişetleri, dikkatlerin dişetlerine çevrilmesine sebep olur. Kalınlaşmış, ödemli dişeti kenarı, dişlerin dip kısımlarında gölgelenmelere sebep olur. Ve bu gölgeler nedeni ile diş renkleri de dolaylı olarak olduklarından birkaç  ton daha koyu görünürler.

Ayrıca; ödemden dolayı kalınlaşmış dişeti kenarında bakteri plağı birikimi daha kolay olur. Bakteri birikmesi, iki diş arasında ki üçgen dişeti bölümünün (papil) çekilmesine ve iki diş arasında koyu renkli, bazen de siyah bölümler oluşmasına neden olacaktır.

GİNGİVEKTOMİ – GINGIVOPLASTI

Kişi güldüğü zaman, dişetleri normalden daha fazla görünmesi; ‘Gummy-smile’  estetiği bozan bir durmdur. Bu diş etinde ki fazlalık küçük bir operasyon ile düzeltilebilir. Operasyon sonucu ortaya çıkan dişlerin boyutu gülüş estetiğini yeterli düzeye getirmiyorsa, bir takım dolgu ve ya lamine uygulamaları ile optimal estetik yaratılması mümkündür.  Gülüş estetiğini bozan diş etinde ki fazlalık küçük bir operasyon ile düzeltilir. Bu kişiler de, estetik diş hekimi ile periodontolog (diş eti doktoru) birlikte çalışır ve dişeti seviyesi ile biçiminin nasıl olması gerektiği belirlenir. Periodontolog da bu seviyeye kadar dişetlerini düzelterek güzel bir uyum sağlar. Protez uzmanı da bu uyumu yapacağı ufak dokunuşlarla tamamlayacaktır.

Gingivektomi işlemi lazerler ve konvansiyonel bistüri ile kesme şeklinde yapılabilmektedir. Kesme işlemi sırasında, kişiye yapılacak lokal bir anestezi ile hasta hiç bir şey hissetmeyecektir. Küçük bir cerrahi işlem olan gingivektomi, gingivoplasti, kısa zamanda gülümsemeyi tamamen değiştirecektir.

Estetik problemin dişleri de kapsadığı durumlarda diş eti operasyonundan sonra porselen laminalar da uygulanarak mükemmel bir gülüş tasarlanmış olur.

DİŞETİ GREFTİ :

Dişeti çekilmesinin yoğun olduğu bölgelere doku ekleyerek, olduğundan daha uzunmuş gibi görünen dişlerin daha estetik görünmesi rahatlıkla sağlanabilir.

Dişeti estetiğini ilgilendiren diğer bir konu ise; dişeti  çektirmeleridir. Diş eti çekilmeleri; pek çok sebeple oluşabilmektedir. Anotomik bir sebep olan doku eksikliğinden oluşabileceği gibi seneler içerisinde uygulanan yanlış fırçalama, kalem ısırma veya diş etine uygulanan herhangi bir travma sonucu meydana gelebilmektedir. Çekilmelerin tedavisinde önce sebep bulunmalı sonra tedavi şekli planlanmalıdır. Anotomik sebeplere bağlı olan doku eksikliği ve diş eti çekilmelerinde önce doku tamamlanır sonra çelikme kapatılır. Günümüzde; insan diş eti dokusunu taklit eden yapay diş eti greftleri bu işlemler için kullanıldığında oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ve diş eti çekilmeleri %100’e varan oranlarla tedavi edilebilmektedir.

Diş eti estetiğinde ki bir diğer konu da diş çekilmesini takiben çene kemiğinde çökme  sonucunda oluşan asimetrik dişeti görünümüdür. Yaşanan talihsiz bu durum, genellikle ön dişler bölgesinde oldukça belirgindir ve kişiyi estetik anlamda fazlasıyla rahatsız eder. Her ne kadar olağanüstü güzellikte ve sağlamlıkta porselen dişler yapılmış olursa olsun, hazırlanan porselenlerin yerleştirileceği alan, çepeçevre dişeti dokusudur.ve ne yazık ki; olması gerektiği kadar ve sağlıklı bir dişeti dokusu yoksa, hazırlanan porselenler güzelliğini asla sergileyemeyecektir. Eğer diş eksikliği veya dişeti çekilmesine bağlı papil kaybı varsa, öncelikle bu olumsuz durumun giderilmesi gerekir. Bazı cerrahi ve protetik yöntemlerle kayıp dokular yeniden kazanılabilir.

 Dişlerimizi çevreleyen dişeti dokusunu düzenlemeye ve dişlerimizle uyum içinde bir görüntü elde etmeye yönelik işlemlere kozmetik dişeti düzenlemeleri denir.

 Çoğu zaman protez yapımı öncesinde; dişetleri, kemik ve bağ dokusuyla ilgili altyapı müdahaleleri, hastalar tarafından uzun ve yorucu seanslar olarak düşünülse de, bu tip müdahaleler, elde edilen sonuçları sebebiyle, hastalar ve diş hekimleri açısından son derece gerekli ve memnun edici olmaktadırlar.

 Periodontal Tedavi

  •     Oral Diagnoz ve Radyoloji
  •     Detaylı Diş Temizliği
  •     Diş Eti Hastalıkları ve Tedavisi
  •     Diş Eti Kanaması Tedavisi
  •     Diş Eti Estetiği
  •     Diş Taşı Temizliği ( Tartar)
  •     Diş İpi Kullanma Eğitimi
  •     Diş Fırçalama Eğitimi
  •     İlk Muayene Ve Diş Beyazlatma

lazerlervedis.jpg
12/Ağu/2014

 

Lazerler, 1960 yılından beri genel tıp ve diş hekimliği alanlarında kullanılmaktadır.  Başlangıçta Dişhekimliği alanında sadece yumuşak doku ve diş beyazlatma işlemlerinde kullanılan lazer enerjisi, günümüzde hızla gelişen teknoloji ve bilimsel araştırmalar sonucunda Dişhekimliğinin pek çok alanında kullanılır hale gelmiştir..

Diş Hekimliğinde kullanılan lazerlerin uygulama alanları;

  • Diş çürüklerinin temizlenmesi,
  • Diş dolguları,
  • Kanal tedavileri,
  • Diş beyazlatma
  • Dişeti Tedavileri
  • Dişetinde ve çene kemiğinde her türlü cerrahi işlemler,
  • Estetik diş tedavileri,
  • Dişetinin şekillendirilmesi,
  • Koyu renkli diş etlerinin renginin açılması,
  • Hassas dişlerin hassasiyetinin giderilmesi,
  • Aft ve uçuk tedavileridir.
  • İmplantların üstlerinin açılması
  •  Ayrıca, implant uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır.

Lazer hakkında merak edilen sorular

Lazerler dişlere nasıl Temas etmektedir?

Yeni kuşak diş lazeri ile dişe ve diğer dokulara temas etmeden çalışmak mümkündür. Bu şekilde sürtünme, ısı ve titreşim olmadığından anestezi ihtiyacı büyük ölçüde azalmaktadır. Lazer ışını, cihazın ucundan çıkan suyla birleşerek (hidrokinetik enerji) dokuya iletilir.

 Lazerler ile yapılan tedavide kanama oluyormu?

Lazer ile yapılan cerrahi işlemlerde işlem sırasında hemen hemen hiç kanama olmamaktadır. Her cerrahi işlem sonrasında ortaya çıkabilecek şişme, komplikasyon ve rahatsızlık ihtimalleri azalmakta ve daha hızlı iyileşme sağlanabilmektedir.

İmplant uygulamalarında, üst yapının (sabit diş) yapılabilmesi için gerekli olan cerrahi işlem (dişetinin açılarak implantın ortaya çıkarılması) lazer kullanılarak basitleştirilmekte ve zaman kazanılabilmektedir.

Lazerler ile diş beyazlatma işlemi nasıl olmaktadır?

Diş beyazlatmada lazer kullanılarak işlem süresi kısaltılmaktadır.

Aftlar ve ağız yaraları lazerler ile tedavi edilebilir mi?

 Aftlar ve uçuklar yeni diş lazeri ile iyileştirilebilmektedir. Ağız içinde oluşan fibromalar (dokulardaki zararsız patalojik büyümeler) lazer ile ortadan kaldırılabilir.

Dişetlerinde genetik olarak hiperpigmentasyon (aşırı derecede mor renklenme) bulunan hastalarda 3 veya 4 seans boyunca lazer ile peeling yapılarak, bu sorun ortadan kaldırılabilmektedir.

Bunların dışında,

Estetik diş hekimliği uygulamalarından porselen lamineler, empress kuronlar ve zirkonium kuronlar yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle aşındırma yapılabilmekte ve bu işlem kronların düşme riskini azaltmaktadır.

 Lazer kullanılan bölgelerde yüzde 100 dezenfeksiyon ve sterilizasyon sağlandığı için tekrar enfeksiyon oluşması ve çürük başlaması riskleri ortadan kalkmaktadır.

Lazer uygulamaları ile halk arasında lazerli dolgu diye bilinen ve bir ışık kaynağı ile sertleştirilen kompozit dolgu uygulamalarını birbirine karıştırmamak gerekir. Kompozit dolguların sertleşmesini sağlayan ışık kaynağı lazer enerjisi değildir.








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87