DENTPLUS

BLOG



dis_curugu_bursa.jpg
01/Eki/2017

Diş çürüğü hemen her insanın hayatının belirli dönemlerinde yaşadığı bir problem. Ağız kokusu, ağrı ve ilhitap gibi çeşitli problemlere yol açabildiği gibi diş kaybına kadar gidebilen bu duruma bilim insanları tarafından bir çözüm geliştirilmiş olabilir.

Wuhan Viroloji Enstitüsü bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından yapılan araştırmaya Yan Huimin önderlik etti. Daha önceki denemelerde bulunan aşı örnekleri diş çürüklerine karşı olumlu yanıt veriyor olsa da ağızda çeşitli enfeksiyonlara yol açtığı için tam anlamıyla başarılı olmuş sayılmıyordu.

Farklı proteinlerle denenen yeni bir aşı prototipin ise bu yan etkiler olmadan başarıyla çürük oluşumuna karşı koyduğunu tespit eden bilim insanları, fareler üzerinde yapılan deneylerden %100 başarı oranı elde ettiklerini belirtti.

Yakın bir gelecekte insanlar için de kullanılmaya başlanacağı düşünülen bu yeni aşının geliştirilmesine şimdilik devam ediliyor.

Kaynak


amabrush.jpg
22/Tem/2017

Artık dişleri fırçalarken “Kaç dakika oldu acaba?” sıkıntısına son: Çünkü ağız hijyeninizi 10 saniyede tamamlayabilirsiniz. Yakın zamanda piyasaya sürülecek Amabrush, ‘dünyanın ilk otomatik diş fırçası’ unvanını taşıyor. Üç yıldır üzerine çalışılan cihaz her çene yapısına uyan kalıbıyla antibakteriyel silikondan üretiliyor. Dişlerinizi fırçalamak için tek yapmanız gereken ise ürünü ağzınıza takıp düğmesine basmak. Fırça, diş macununu diş aralıklarına ileten mikro kanallara sahip ve üç boyutlu kıllarıyla diş eti hasarını önleyerek temizlik sağlıyor. 10 saniyenin ardından normal durulamayı yapıyorsunuz.

amabrush toothbrush from designboom on Vimeo.

Amabrush’un 10 saniyelik performansı kulağınıza az gelebilir fakat aslında tam olarak öyle değil. Dişlerinizi 120 saniye fırçaladığınız zaman her bir yüzeye 1,25 saniyedüşüyor (bu kabul 32 diş ve her bir dişin 3 yüzeyi olduğu varsayılarakhesaplanmaktadır). Fakat Amabrush ile bu müddet her bir yüzey için 8 kat uzayıp 12 kat hızlanıyor.

Dişlere macun ileten cihaz aynı zamanda tam dolu bir şarj ile 28 kere fırçalamasağlıyor (bu da nereden baksanız iki haftalık bir performansa denk geliyor). Bir macun kapsülü ise bir aydan fazla süre kullanılabildiği gibi macununuz bitince FDA onaylı üç seçenekten birini 3 Avro’ya edinebiliyorsunuz: ‘Ekstra ferahlık’ (mavi), ‘beyazlatıcı etki’ (beyaz) ve ‘hassas dişler için’ flor içermeyen (gül aromalı). Ağızlığın kendisi de 5 Avro’ya mal oluyor ve her 3 – 6 ayda bir yenisiyle değiştirilebiliyor. Cihaz şu anda Kickstarter’da fon topluyor. Fiyatı da 79 Avro.

Önemli Not, “Bizim için de yeni bir uygulama, bilimsel olarak henüz kanıtlanmış değildir.”

Kaynak: Designboom

dijital_diş_hekimliği_bursa.jpg
20/May/2016

Hepimizin bildiği üzere günlük yaşantımızı dijital teknolojiler değiştirmektedir. Endikasyonların kolay ve hızlı hatta ekonomik şekilde tedavi edilmesi için diş hekimliği alanında da modern çözümler hayatımıza büyük konfor sağlamaktadır. Dijital diş hekimliği klinik ve dental laboratuvar arasında veri ve bilgi değişiminin hem daha kolay hem de daha hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. CAD/CAM; dijital ölçüler ve tasarımdan tam restorasyonlar, cerrahi kılavuzlar ve protezlerde, implantolojide ve ortodontide kullanılan araçlara kadar kusursuz denebilecek iş çıkışıı sağlayan bir sistem kurar.

Dijital diş hekimliğinde bilgisayar destekli tasarım ve üretim yapma imkânı sağlıyor. Madde kaybı yaşanan dişlere uygulanacak olan kaplama ve porselen dolgu; aynı seans içerisinde hastaya teslim edilebiliyor.

Bir kısmı kırılan, çürüyen, geniş dolgulu ya da madde kaybı olan dişlere uygulanan kaplama ve dolgu tedavisinde çok başarılı sonuçlar doğuruyor. Tedaviye uzun zaman ayıramayacak olan hastalar için büyük kolaylık anlamına gelen cihaz, laboratuvar sürecini ortadan kaldırarak zamandan büyük tasarruf sağlıyor.

DİGİTAL ÖLÇÜ NASIL ALINIR? 

Porselen kaplamalar, porselen inlay, onlay ( Üstün dayanıklılık ve estetiğe sahip dolgu ), porselen köprüler ve laminalar yapılabilmektedir.

  • Tüm tedavi sürecinin kontrol edilebilmesi,
  • Tek randevuda tedavi,
  • Geçici protezlere gereksinim duyulmaması,
  • Hızlı üretim ve çabuk kullanım,
  • Ölçü kaşığı kullanmadan hasta ağzından dijital görüntü alımı,
  • Etkin ve kararlı maliyet,
  • Garantili Sterilizasyon güvenliği,
  • Son derece estetik metalsiz tam porselen restorasyonlar
  • Geniş materyal seçiminden, bahsedilir.

Cerec Restorasyonu  Aşamaları :

  • Hastanın ağzı pudrayla pudralanarak ölçüye hazırlanır ve dijital kamerayla 3 boyutlu ölçü alınır.
  • Yapılacak olan diş, ölçü aşamasından sonra 3 boyutlu olarak, hastanın beklentilerine ve ağzın anatomik yapısına uygun olarak tasarlanır ve ekranda yerine yerleştirilir. Diş hekimi isterse, estetik olarak ufak değişiklikler yapabilir.
  • Programın hazırladığı diş kesilmek üzere kazıma ünitesine gönderilir.   Renk belirleme cihazıyla hastanın diş rengi tesbit edilir Diş rengine uygun blok seçilerek cihaza yerleştirilir.  Tek diş 10 dakika içinde mikronluk hassasiyetle üretilir. Son olarak, dişin makyajı ve cilalanması da 10 dakika sürer , aynı seansta hastanın ağzına takılır. Geçici diş uygulaması da bu süreçte ortadan kaldırılmış olur ve zaman tasarrufu sağlanır.

Dr.Dt.Deniz_NoyunDr.Deniz Noyun

Periodontolog

 


lamine_dis_tedavisi_bursa.jpg
10/May/2016

Porselen Laminate Venerler

Yaprak porselen olarak bilinen laminate venerler, son 15 yılda diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Porselen çok ince bir tabaka halinde hazırlandığından ışığı geçirmesi ve yansıtması doğal dişe çok yakındır ve bu özelliği sayesinde mükemmel estetik sağlar. Dişlerin çok fazla kesilmesine gerek kalmadan estetik ve periodontal uyum mükemmel bir şekilde sağlandığından doğal görünüm çok rahat bir şekilde yakalanmaktadır.

Laminate Veneer Kimlere Uygulanır ?

  • Dişlerin formundan memnun olmayanlara,
  • Ön bölgedeki diş renkleşmelerinde, renkleşmelerin tedavisi için uygulanan beyazlatma işlemlerinden sonuç alınamadığında,
  • Dişleri aralıklı olanlarda,
  • Ön dişlerde büyük dolguları bulunan ve çürüğün dolgu ile doldurulması sonucu estetik görünümden yoksun durumlarda,
  • Ön dişleri kırık veya aşınmış olan kişilerde,
  • Kalıtsal yapı bozukluklarında,
  • Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak) uygulanır.

Laminate Venerler Nasıl Uygulanır ?

lamine_disTedavi öncesinde bazı hazırlıkların yapılması gerekir. Öncelikle; dişetlerinin sağlıklı olması şarttır. Eğer dişeti sağlığı yerinde değilse hastaya bir takım işlemler uygulanır. Ayrıca dişetlerinde şekil bozukluğu ve seviye farkı varsa bu bozukluk lazerler veya konvasiyonel yöntemlerle düzeltilir. Dişeti sağlığı yerine geldikten sonra, hastalar için en uygun olacak gülüş tasarımı yapılır. Bu işlem için hastadan ölçü alınarak hastaya mo cup denilen dişlerin formunun ve boyunun nasıl olacağını gösteren bir ön prova yapılır. Hasta; bu aşamada dişlerin ağızda uyumunun ve estetiğinin nasıl görüneceğine dair bir ön fikir edinir. Eğer ilk aşamada estetik, yeterli bulunursa lokal anestezi uygulanıp dişler uyuşturulur. Dişlerin sadece ön yüzlerinde çok ince bir tabaka kaldırılır ve basamak oluşturulur. Böylelikle porselen laminaların hazırlanacağı asıl ölçü alınır. Laboratuarda özel seramik malzemeden dişinize yapıştırılacak olan yaprak hazırlanır. Son olarak da hazırlanan porselen yaprakçık dişinize özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır.


20yas_disi.png
30/Ara/2015

Yirmi yaş dişi nedir ? Çekilmeli midir ?

Yirmi yaş dişi nedir ?

Ağzımızda diş dizisinin en arkasında bulunan, üçüncü büyük azı dişlerimiz yirmi yaş dişlerimizdir. Çoğu kez, yirmili yaşlar civarında bu dişlerimiz diş dizisindeki yerlerini almaktadırlar. Ancak yer darlığı, sürme pozisyonunda ki sapmalardan veya o bölgede ki kemik yoğunluğu gibi nedenlerle bazen dişler kısmen sürmekte ya da çene kemiği içinde gömülü durumda kalmaktadırlar.Bu durumda 20 yaş dişleri ağız içerisinde yerlerini alamamakta veya uygunsuz pozisyonlarla diziye gelmeye çalışmaktadırlar. Çoğu zaman bu durum problem yaratmıyormuş gibi görünsede bazı durumlarda problemle beraber başla rahatsızlıklara da sebep olurlar.

Her yirmi yaş dişi çekilmeli midir ?

Kesinlikle çekilmelidir, diyemeyiz. Ağızda tamamen sürmüş durumda, kapanış pozisyonunda üstteki diş ile ilişkide ise  ve derin çürüğü de bulunmuyorsa çekilmelerine hiç gerek yoktur. Ancak diş ipi ya da diş fırçası ile konumu itibari ile rahatça temizlenemeyen, tedavi edilemeyecek durumda çürüğü olanlar ve yanağa,  dile doğru sürüp kişinin istemeden de olsa yanağını, dilini ısırmasına sebep olan yirmi yaş dişlerinin çekilmesi gerekmektedir.

Her gömülü yirmi yaş dişi çekilmeli midir ?

Yirmi yaş dişleri rahat ve konforlu bir şekilde temizlenemediği için kolay çürürler. Aynı zaman bu durum kötü kokunun da oluşmasına sebebiyet verir. Tamamı kemik içinde kalıp süremeyen yirmi yaş dişleri ise hemen yanlarda bulunan ikinci büyük azı dişinin köklerine yaslanarak o dişe zamanla zarar verebilmekte yada bazı zamanlarda etraflarında kist oluşabilmektedir. Bu dişler enfektedir ve ağrıyla abseye yol açar. Aslında bunalr çekilmesi gereken bir diş modeli iken, bir sıkıntıya sebep olmuyorsa da doktorunuz tarafından kontrol altında tutulmalı ve gereği halinde çekilmelidir.

Diş çekimi sonrasında yapılması gereken işlemler nelerdir ?

Diş çekildikten sonra o bölgeye tampon yerleştirilir, bu işlem kanamayı durdurmak içindir. Yarım saat o tamponun ısırılması ve tükürülmemesi gerekmektedir. Diş çekiminden sonra aşırı sıcak ve soğuk yiyecek, içeceklerin tüketilmemesi ve gün boyu tükürülmemesi çok önemlidir. Bununla birlikte alkol ve sigara kullanımı hızlı iyileşme adına önemli rol oynar. Ağrı kesici ilaçları kişi kafasına göre asla kullanmamalıdır, doktorun önerisine kesinlikle uyulmalıdr. Çekim eğer cerrahi ve operasyonel ise aralıklı olarak buz kompleksi uygulanmadır. Buz da doğrudan cilde uygulanmamalıdır.

Diş çekimi sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ?

Yüksek ateş, uzun süreli bir kanama, kötü koku ve ağrılı kızarıklık ile şişlik şikayetiniz varsa mutlaka doktorunuza başvurunuz. Diş çekiminden, 4-5 gün geçmesine rağmen ağızdan gelen kanama, şişlik ve  ağız açmada zorlanma gibi  şikayetler devam ediyorsa derhal doktor ile irtibat kurulmalıdır.


dis_hekimlerine_sorulan_sorular.png
24/Haz/2015

İmplantı olan biri MR çektirebilir mi ?

Dental implantların üretildiği malzeme olan titanyum , manyetik alan tepkisi olmayan bir malzemedir. Bu sebepten ötürü implantlarla MR çektirilmesinde hiç bir sakınca yoktur.

Diş Eti Hastalıklarının Genetik Yönü…

Yapılan araştırmalarda çıkan sonuca göre; diş eti hastalıklarında %30 oranında genetik bir etken vardır. Aynı zamanda ağız bakımının kötü olması ile dişeti hastalığının gelişme olasılığını da ciddi oranda etkiler. Ailede dişeti problemi olan bir kişi mutlaka diş eti hastalıkları uzmanına (periodontal uzman) a düzenli muayene olmalıdır.

En İyi Diş Fırçası Nasıl Seçilir?

En iyi diş fırçası aslında kişiye özgü seçilen fırçadır. En iyisi kişinin kendi dişleri ve çene yapını göre belirlenmiş olan fırçadır.

Bu nedenle diş fırçası seçerken bir diş hekiminden yardım alınmalıdır.

Çünkü iyi diş fırçası seçmenin çok fazla kriteri vardır. Bu yüzden bu kriterleri iyi analiz edebilecek bir diş hekimi tarafından doğru diş fırçası seçilmelidir.

Diş fırçası seçilirken;

  • Diş fırçasına özel hususlar,
  • Diş fırçasının sap kısmının ergonomisi,
  • Diş fırçasının kıllarının oturduğu baş kısmının boyutları,
  • Diş fırçasının kıllarının çapı,
  • Diş fırçasının kıllarının esnekliği,
  • Diş fırçasının kıllarının materyali,
  • Kişiye özgü hususlar,
  • Çene kemiğinin büyüklüğü ve asimetrik durumları,
  • Diş etinin yapısı, rengi,
  • Diş etinin miktarı özellikle yapışık diş eti miktarı,
  • Dişlerin yapısı özellikle mine tabakasının yapısı,
  • Dişlerin boyutları,
  • Dişlerin arasındaki ilişkileri, dişler arası mesafelerin fazla olması veya çok sıkışık olması,
  • Dişlerin yüzeyinin aşınmış olması veya dişler üzerinde çatlak olması,
  • Ağızda ki çürük miktarı veya dolgu sayısı,
  • Diş teli veya protez kullanımının olması,
  • Tükürüğün yapısı ve içerik özellikleri,
  • Kişinin kullandığı suyun içinde ki flour oranı,
  • Kişinin beslenme şekli,
  • Diş fırçalama sıklığı…

 

 

 

 

 

 

 


estetik_dis_merkezi_bursa.jpg
24/Haz/2015

Estetik diş hekimliğinin popülaritesi arttıkça, daha fazla sayıda hasta estetik olmayan anterior diş dizsinin düzeltilmesi için çare aramaktadır. Çürük dişlerin basit biçimde restore edilmesiüzerinde odaklanmış olan ilgi, sağlıklı dişlerin görünümlerinin estetik yönden daha iyi hale getirilmesi için tedavi edilmesine yönelmiştir. Diş hekimliğine profosyonel yaklaşım süretle değişmiştir. Diş hekimliğinde kullanılan seramik ve yapıştırma materyallerinin gelişiminde ki ivmelenme, daha önce hayal bile edilemeyecek konservatif diş preparasyonları ve restoratif işlemleri mümkün hale getirmiştir. Bu yeni teknikler, diş hekiminin kozmetik yönden memnun edici sonuçlar elde etmesini sağlar. Güzel bir gülüşün hastalarımızın sosyal, psikilojik ve duygusal yaşamları üzerinde sahip olduğu olumlu etki, diş hekimlerini heyecanlandırmaktadır.

Estetik ve Fonksiyon

Estetik yaklaşımlarda hastanın kendine bakış açisi, kişiliği ve kişisel ilişkileri dikkate alınmalıdır. Ancak tüm bu faktörler değerlendirme ve tedavi planı içerisinde dahil edildiği zaman başarılı bir sonuç alabilmek mümkündür. Estetik ve kozmetik diş hekimliğinin Kapsamı o kadar geniştir ki; günümüzde dişlerin görünümü ile ilgili herşeyi içerisine almaktadır. Adeziv materyellerinde kaydedilen büyük gelişmeler neticesindediş hekimliğinin kapsamı sadece sağlık ve fonksiyon amaçlı uygulamalardan farklı olarak estetiği daha ön plana çıkaran bir diş hekimliği stiline ulaşmıştır. Ancak daha iyi bir estetik görünüm için çaba sarfederken, fonksiyon gereksinimlerinin dikkat alınması gerekliliği unutulmamalıdır. Sonuç olarak estetik diş hekimi, uyguladığı tedavinin estetik açısıdan memnun edici ve fonksiyonel olduğu kadar doku da olmasını sağlamak ile yükümlüdür. Estetik diş hekimliği, en saf haliyle diş hekimliği sanatıdır. Amaç fonksiyonu feda etmek değil, onu estetik tedaviler için temel olarak kullanmaktır. Diş hekimi dopal görünümlü, restoratif işlemler boyunca titizlikle kontrol edilmiş olan düzgün bir yumuşak doku mimarisi ile ahenk içerisinde bütünleşen restorasyonlar elde etmek için çaba sarfetmelidir.

Bu gereksinimler karşılandığında ve estetik ile fonsiyon arasında istenilen ilişki elde edildiğinde, hasta kendisini daha güzel hissedecektir. Dişin doğal morfolojik durumuna bağlı kalmak, başarılı estetik koşullarının ön koşuludur. Stomatognatik sistemin fonksiyonel mekanizmaları üzerinde yapılan araştırmalar, restoratif yaklaşımda iyi bir oklizyon ve ideal estetik sonuçkar elde edebilmek için diş morfolojisine sadık kalınması ve bir dizi değişkenlerin belirgin olmayan biçimde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Restarasyonların uzun süre fonksiyon görürken oklüzyon ve çiğneme kuvvetlerine karşı yeterli düzeyde dayanabilmesinden emin olabilmek için materyal ve teknikler dikkatli seçilmelidir.

Geçmişte fonksiyon ve estetik, restoratif işlemlerde sıklıkla birbirine rakip iki bileşen görünümünde idi. Genel kanıya göre, fonksiyonun sağlanması söz konusu olduğunda, estetikten ödün verilmesi gerekirdi; benzer biçimde estetik önem kazandığında ise, fonksiyon tehlikeye girerdi. Günümüzde her ikisini de aynı anda geliştirmek mümkün olduğundan bu standartlar artık geçerli değildir. Diş hekimliğinin en üst seviyesine ulaşmamızı sağlayan estetik diş hekimliği sayesinde doğal diş dizisinden ayırdedilmeyen restorasyonlar yaratılırken, estetik ve fonksiyonun başarıyla ve uyum içinde birarada uygulanması mümkün olur.


dis_cekimi.jpg
29/Nis/2015

Diş Çekimi:

Koruyucu tedavi yöntemlerine yanıt veremeyen, çürük ve enfeksiyon yani iltihap gibi nedenlerden dolayı dolgu veya kanal tedavisi uygulamalarıyla kurtarılamayan dişlerin, en son çözüm olarak ağızdan çıkartılmasıdır.

Dişlerin çekilmesi halinde dikkat edilmesi gerekenler:

Diş Çekimi Öncesi:

  • Eğer genel sağlık durumunuzda bir problem varsa; mesela kalp rahatsızlığı, şeker, yüksek tansiyon gibi kullanılan ilaçların mutlaka hekime bildirmek ve bilgilendirmek gerekmektedir.  Ayrıca hamile olan ya da hamile kalmayı planlayan kadınların da diş hekimlerini bu konuda uyarmaları ve bilgi vermeleri çok önemli bir unsurdur.
  • Diş çekiminden önce dişlerinizi fırçalamalı ve ağzınızı antiseptik yani mikrop öldürücü bir gargara ile çalkalamalısınız. Bu işlem, çekim sonrasında meydana gelebilecek iltihaplanmaları yüksek oranda azaltacaktır.

Diş Çekimi Sonrası:

  • Ağzımızı en az yarım saat süreyle çalkalamamalıyız. Ağzın çalkalanması çekimden sonra iyileşmeyi sağlayacak olan kan pıhtısının oluşumunu engeller ve çekim yarasının iyileşmesinin gecikmesine sebep olabilir.
  • Diş çekimi sonrası diş hekiminizin yerleştirdiği tamponu 15-20 dakika kadar sıkıca ısırmanız gerekir ve mutlaka normal yutkunmanızı yapınız. Tükürüğü ağızda biriktirmek ve sürekli olarak tükürmek kan pıhtısının oluşmasını engeller ve kanamanın devam etmesine sebebiyet verir.
  • Diş çekimi sonrasında sızıntı şeklinde kanamanız olabilir. Bu kanama 6-24 saat arasında bir süre devam edebilir. Kanın tükürüğünüzü boyama özelliği çok fazladır. Bu sebepten ötürü kanamanızın çok olduğunu düşünüp paniğe kapılabilirsiniz, sakin olmakta fayda var. Eğer endişelenirseniz diş hekiminize mutlaka danışmalısınız.
  • Diş çekimi sonrasında ağrı hissedebilirsiniz. Asprin dışında herhangi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz. Uyuşukluğunuzun geçtiğini hissettiğinizde ağrı en yüksek değerine ulaşabilir. Bu normal bir durumdur. Merak edilecek bir durum değildir.
  • Dişler çene kemiğine bağlı olduğundan çekim sonrasında kemik ortaya çıkar. Bu sizin çekilen dişten parça kaldığını düşünmenize ihtimal doğurur.  Bu bölgeye dilinizi ya da herhangi başka birşeyi değdirmeyiniz. Açık kemiğin üzeri birkaç gün içerisinde diş etiniz ile örtülecektir. Çekim bölgenizde tahrişe neden olacak sıcak acılı yiyeceklerden kaçınınız. Çekim sonrasında 24 saat sigara içilmesi ve alkol alınması sağlığınızı aksi yönde tehdit ediyordur.
  •  Mümkünse çekimden sonra araç kullanmayınız. Diş çekiminden sonra başınızın altına yüksek bir yastık koyup yatarak dinleniniz. Sıcak banyo yapmanız da bu süreci daha rahat atlatmanıza yardımcı olur.
  • Ağzınızda ki uyuşukluk geçinceye kadar bir şey yememelisiniz. Farkında olmadan uyuşuk olan bölgeleri zedeleyebilirsiniz.
  • Diş çekiminden 24 saat sonra normal ağız bakım uygulamalarına devam edebilirsiniz.
  •  Yüzünüzde şişme, ağrı, 24 saati geçen kanama, ağızda kötü bir tad ve koku hissi olduğu takdirde vakit kaybetmeden diş hekiminizi aramanızda fayda olacaktır.

Dişinize cerrahi bir operasyon yapıldıysa veya çekimden sonra dikiş atıldıysa bir hafta sonrasına kontrol randevusu alınız.


alzeimer.jpg
23/Eyl/2014

Dişleri her gün en az iki kez fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, Alzheimer riskini önemli oranda azalttığı ortaya çıkarıldı.

Sevgili okurlarım; Alzheimerın günümüzde çok önemli rolü olduğunu hepimiz biliyoruz.  Geçen ay; “Journal of Alzheimer’s Disease” dergisinde yayımlanan çalışmada İngiliz bilim adamları, periodontal (dişeti) hastalıkların Alzheimer riskini artırdığına dair kanıt buldu. Ve bu bilgileri sizlerle bu ay paylaşmak istedim…

İyi bir ağız hijyeni bireyin yaşam kalitesini önemli derecede etkiler, yetersiz oral hijyen ise ağrıya neden olur ve diş kaybına yol açabilir; yemeyi ve gülümsemeyi etkileyebilir.

Her 10 Alzheimer hastasından 4’ünün beyninde dişeti iltihabına neden olan Porphyromonas gingivalis bakterisine rastladıklarını belirten bilim adamları, kan dolaşımına karışan bakterinin kolayca beyne yerleşebildiğine ve sinir hücrelerinin zarar görmesine neden olduğuna dikkati çekti.

Araştırmacılar, katılımcılardan alınan kan örneklerinde bedenin P. gingivalis bakterisi ile savaşmak için ürettiği antikor düzeyini ölçtü. Antikor düzeyi yüksek olan kişilerin, Alzheimer’e yakalanma riskinin 9 kat daha fazla olduğu belirlendi.

Bakterinin beyindeki glial hücrelerinin iltihaplanmasına yol açarak Alzheimer riskini artırdığı sanılıyor.

Dişetlerinde kanama, kızarıklık, şişme ve hassasiyet gibi belirtilen gösteren dişeti iltihabı, diş kaybına neden oluyor.

Bilim adamları, dişeti iltihabını engellemek için dişlerin her gün en az iki kere iki dakikalığına fırçalanması, her gün en az bir kez diş ipi kullanılması, yılda en az iki kez diş hekimi kontrolünden geçilmesi ve sigaranın bırakılması gerektiğini belirtiyor.

İlk kez 1906 yılında Alman bilim adamı Alois Alzheimer tarafından tanımlanan ve 65 yaş üstü kişilerde beyin dokularında ağır hasara neden olan Alzheimer hastalığının hala etkili bir tedavisi bulunmuyor. Dünyada 30 milyondan fazla Alzheimer hastası olduğu tahmin ediliyor.

Dişlerin günlük bakımı

Demansın erken safhaları ;
Demanslı birey erken safhalarda dişlerini temizleyebilme kabiliyetine sahiptir. Ancak bireylerin bu konuda uyarılmaları ve denetlenmeleri gerekmektedir. Yardıma ihtiyaç duyduklarında fırça ve diş macunu verilerek ne yapacakları anlatılmalıdır.
El becerisi azaldıkça elektrikli diş fırçaları kullanılabilir.

Demansın sonraki safhaları

Demans ilerledikçe birey dişlerini temizleyebilme becerisini veya bu konuya ilgisini kaybedebilir. Diş hekimi veya oral hijyenist bir başka bireyin dişlerinin nasıl temizleneceği ile ilgili desteği ve rehberliği sağlayabilmektedir. Teknik daha çok bireyin ilgisine bağlıdır. Genellikle en kolay yöntem bireyin sandalyeye oturup bakıcısının arkaya geçmesiyle sağlanır. Bakıcı, hastanın vücudunu destekleyerek başını kollarının arasına alıp nemli bir fırça ve az miktarda macun kullanımı ile dişlerin temizliğini gerçekleştirir.

İlaçlar ve dental hastalık ;
Demanslı bireyler bazen antidepresan, sedatif ve antipsikotik ilaçlar kullanmaktadır. Bu ilaçların yan etkilerinden biri de ağız kuruluğudur. Bu, protezler ile ilgili rahatsızlık ve gevşemeyi de içeren sorunlara yol açabilir. Protez tutucuları ve yapay tükürük, protezleri ile ilgili problemleri olan bireylere yardımcı olabilir. Bu konuda bir diş hekiminden yardım alınabilir.

Tükürük yalnızca kayganlaştırıcı etkiye sahip değildir, aynı zamanda dişleri temizleyerek plak oluşumunu da önler. Eksikliği plak birikimine, diş eti hastalıklarına ve özellikle dişlerin boyun kısımlarında oluşan diş çürüklerine yol açmaktadır. Bu sorunlar dişlerin kırılmasına yol açar.

Dental tedavi ve demans

Demans ilerledikçe birey ;

• Dişlerini etkin bir şekilde temizleyememeye,
• Dişlerinin sürekli temiz tutulması gerektiğini anlamamaya,
• Özel dental tedavi ihtiyacını belirtememeye,
• Ağrıyı da içeren dental semptomları ifade edememeye,
• Tedavi hakkındaki karar verme sürecine dahil olamamaya,
• Tedaviyi onaylayıp onaylamadığını belirtememeye,
• Dental tedavinin olumlu sonuçlarını hissedememeye,
başlar.

Tedavinin planlanması

Diş hekimi, demanslı kişi, ailesi veya bakıcısı ile görüşerek en iyi tedavi planına karar verecektir.
Üzerinde durulması gereken konular şunlardır:

• Demanslı bireyin bağımsızlık düzeyi, kooperasyonu, bilinç ve fiziksel durumu
• Eğer varsa, ne tür semptomlar görüldüğü
• Tedaviye rızasının olup olmadığını ifade edebilirliği
Tüm bu sorunlar çözüldüğünde diş hekimi ne tür bir tedavi uygulayacağına karar verebilecektir. Kişinin düzenli olarak veya yılda bir kez görülmesine karar verilebilir.

Tedaviyi kabul etme

Demanslı bireye, dental tedavi ile ilgili karar verme veya verilen kararlara katılma fırsatı verilmesi önemlidir.
Diş hekimi, eğer gerekli ise basit terimler kullanarak, ne yapacağını ve neden yapacağını açıklamalıdır. Seçenekler sunulmalıdır, sorular evet veya hayır şeklinde yanıtlanmalıdır.

Dental tedavinin şekilleri

• Demansın erken safhaları
Demansın erken safhalarında dental bakımın birçok şekli uygulanabilir. Diş hekimi, demanslı kişinin ilerleyen evrelerde diş bakımını yapamayacağını göz önünde bulundurarak tedaviyi planlamalıdır. Kilit noktalardaki dişler belirlenip restore edilmelidir.
• Demansın ara safhaları
Bu zaman zarfında, demanslı bireyler sıkça fiziksel olarak sağlıklıdır ancak el becerilerini  kaybedilmiştir. Dental tedavide restorasyon planlamalarından ziyade başka dental sorunlardan korunmaya yönelik kararların alınması beklenir.
Dental tedavi için bazı kişilerde sedasyon veya genel anestezi gerekebilir. Karar bireyin kooperasyonu, dental tedavi ihtiyacı, genel sağlık ve sosyal destek gibi durumlar göz önünde bulundurularak verilir.
Demansın ilerlemiş safhaları
Demansın ilerlemiş safhalarında ise kişinin bilinci ciddi bir biçimde zarar görmüştür ve sıklıkla da güçsüz ve zayıftır.
Bu dönemde tedavi oral hastalıktan korunma, oral sağlığın devamı ve acil tedavi uygulamaları odaklıdır.

alzheimer4Protezin kullanılması

Demanslı bireylerde tanıdık olmayan çevrelerde protez kaybı yaygındır. Kayıp protezlerin yenilenmesinde problem yaşanabilir. Kişi uzun bir süredir protez kullanmıyorsa nasıl kullandığını unutabilir veya yeni proteze uyum sağlayamayabilir.

Ayrıca, kişi yeni protezler takılırken diş hekimi ile kooperasyon kuramayabilir. Bu tür bir durumda bakıcısının müdahalesi (elini tutma, konuşma) tek ihtiyaç duyduğu şey olabilmektedir. Kooperasyon sınırlı ise gerçekçi davranılıp en azından estetik görünüş için yalnızca üst çene protez yapımı gibi bir çözüm tercih edilebilir. Nihayetinde, bir çok demans hastası eskiden problem yaşamadan protez kullanmış olsalar bile ağızlarındaki proteze tahammül edemedikleri bir noktaya gelmektedir.


saglıklı.jpg
27/May/2014

Beslenme günlük yaşantımızda diş ve diş eti sağlığı ile doğrudan ilişkilidir. Bunun sebebi; hem beslenmenin ağız ve diş yoluyla yapılması, hem de beslenme sayesinde hücre dokularının sağlıklı olmasına neden olan besinlerin alınmasıdır.

İnsanların, sağlıklı yaşamaları, büyümeleri ve çoğalmaları için gerekli sentezleri organizmada yapılmayan, dışarıdan eser miktarda alınması gereken organik bileşiklere vitamin adı verilir.

İnsan da vitamin eksiklikleri yetersiz alış, barsak absorbsiyonununda ki bozukluk ya da alışa oranla ihtiyacın artması sonucu meydana gelmektedir.

Vitaminler yağda ve suda eriyenler olarak ikiye ayrılır;

A VİTAMİNİ: Yağda erir. Şalgam, ıspanak ve karnabahar gibi bitkilerin yeşil pigmentlerinde bulunur. A Vitaminin eksikliği osteoblast ve odontoblast aktivitesini azaltarak kemik ve diş büyümesini yavaşladır. Ağız kavitesi ve mukozasında keratinizasyon görülür. Tükrük sekresyonu azalır veya tamamen ortadan kalkar.

Ağız kuruluğu sonucunda diş etleri ve ağız mukozasında çatlamalar meydana gelir. Ağız sağlığına özen gösterilmediğinde mikroorganizmalar bu çatlaklara yerleşerek enfeksiyonlara neden olur. Bu nedenle ağız dokusunda meydana gelen iyileşmelerde gecikir.

A Vitaminin eksikliğinde: Kollejen liflerde dejenerasyon meydana gelir ve periodontal aralık genişler. Yine bu vitaminin eksikliğinde hipersementoz ve diş sürmesinde gecikme meydana gelebilir.

A Vitamininin fazlalığında: Hipervitaminozunda epitelde dejenerasyon, iyileşmede gecikme, osteoporosiz, alveol kemiğinde belirgin kemik rezorbsiyonları, deride pigmentasyon, soyulmalar ve kaşıntılar, menstürasyon bozuklukları meydana gelir.

D VİTAMİNİ: Kemiğin normal mineralizasyonunu sağlar. Büyüme çağındaki çocuklarda, gebelerde ve emzikli kadınlarda vitamin D’nin günlük dozu 400 UI’dır. Bu dozun büyük bir kısmı güneş ışınından sağlanmaktadır. Vitaminin kalsuyumdan ve bağırsaktan emilimi ile hizmet verir. Vitaminde kemik oluşumunda gereklidir.

Vitamin D’nin eksikliğinde: Çocuklarda reşitizme, erişkinlerde osteomalezi hastalığına neden olur.

E VİTAMİNİ: Soya fasulyesi, mısır, pamuk yağı, taze yeşillikler ve sebzelerde bulunur. Günlük gereksinme duyulan miktar 12-12 IU’dır. Yumurta ve ette de bulunur. Vitamin E bir antioksidantdır. Vitamin E hücre elemanları için esas olan oksidasyonu oksidasyonunun toksik ürünlerini önler. E vitaminin bulunduğu durumlarda eritrositlerin hidrojen peroksid içinde hemolize olmalarına karşı dirençleri artmıştır. Plasentadan vitamin E’nin geçişi sınırlıdır. Bebekler süt ile yeterli düzeyde E vitamini alabilirler.

E Vitaminin eksiliği: Hücre epitalinde dejerasyon meydana getirebilmektedir. E vitaminin eksikliğinde çocuklarda kas gelişiminde düzensizlik meydana getirir. Diş eti hastalığı olan kişilerde E vitamini uygulamasının iltihap olayını etkilemediği gözlenmiştir.

VİTAMİN K : Karaciğerde protrombin yapılmasında kullanılır. Yokluğunda kan ile ilgili belirtiler ortaya çıkar. Normal olarak barsaklarda bulunan bakteriler tarafından sentezlenir.

Vitaminin K eksikliğinde: Kanama pırtılaşma ile ilgili sorunlar ortaya çıktığından bu vitamin vücut için çok gereklidir.

SUDA ÇÖZÜLEN VİTAMİNLER

PRİDOSİN (Vitamin B6): Bira mayası, karaciğer, pirinç, kepek ve buğdayda, çeşitli sebzelerde bulunur.

Vitamin B6 eksikliğinde: Yetişkin bir kimsede çeşitli belirtiler ortaya çıkar. İlk gözlenen adele güçsüzlüğü, yorgunluk ve uykuya eğilimdir. Dudak, burun kıvrımlarında, göz etrafında, yanakların çevresinde alında, kulak arkasında ve ensenin aşağı kısımlarında seboreik dermatit görülür. Dilde ve ağızda iltihaplar çıkar. Dudak kenarında çatlaklar olur.

TİAMİN (Vitamin B1): Yeşil sebzeler, balık, et, meyve ve sütte, baklagillerde ve özellikle bezelyede bulunur. Yemek pişirme durumunda ısı 100 derecenin üzerine çıkarsa vitamin özelliğini yitirir. Soğukta ve dondurularak saklanan yiyecekler B1 vitamini yönünden kayba uğramazlar. Yetişkin bir insan günde bir miligram Tiamin’e ihtiyaç duyar. Tiamin vücutta karbonhidrat metobolizması için gereklidir.

Dr. Dt. Deniz Noyun 

Diş Eti Hastalıkları Uzmanı








DENTPLUS ÇEKİRGE


Zübeyde Hanım Cad. Halil Ayan
        Apt. K : 1 D:1 Çekirge / BURSA
        (Konur hastanesi Karşısı)


info@dentplus.com.tr

0 (224) 222 59 58 – 89

DENTPLUS GEÇİT


Ahmet Yesevi Mah. Piknik Cad.
        Hasat Sk. Üründül Plaza K:1 Kapı No : 2
        No: 11 – 12 Nilüfer / BURSA


info@dentplus.com.tr

(0224) 404 00 87